menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Onur Alp Yılmaz yazdı: İran’ınki nükleer de İsrail’inki dinamit lokumu mu?

30 0
15.06.2025

İran, 1979 İslam Devrimi’ne kadar ABD’nin en önemli müttefiklerinden biriydi. ABD, Soğuk Savaş yıllarında Türkiye, İran, Irak ve Pakistan gibi ülkelerin içinde olduğu “kuzey kuşağı” projesiyle SSCB’nin bölgeye inmesini engelledi ve bu ülkeleri içine alan bu kuşakla onu güneyden kuşattı. Konumuz özelinde İran için bu ilişkinin anlamı ABD’ye verdiği bu desteğin karşılığında askeri ve iktisadi olarak desteklenmek ve bölgesel bir güç olabilmekti. Nitekim bu yıllar, İran’ın henüz kendisini güçlü ve dolayısıyla güvende hissetmediği yıllardı. Çünkü İran, Birinci Dünya Savaşı’nda İngiltere ve Rusya; İkinci Dünya Savaşı’nda ise İngiltere, ABD ve SSCB işgaline maruz kalmıştı.

Üstelik SSCB, 1946’da işgali sonlandırırken İran’ın kucağına hâlâ onu meşgul eden iki de bomba bırakıp gitmişti: Kürt ve Azeri etnik kimliğine dayalı iki devletçik, sırasıyla Mahabad Kürt ve Güney Azerbaycan Cumhuriyetleri. (Güney Azerbaycan meselesinin güncelliği ve bugünlerde İsrail tarafından nasıl kullanıldığına dair fikir edinmek için bir başka yazıma bkz.)

İran’ın bu iki devletçiği ortadan kaldırması için merkezi otoritesini ABD’nin de desteğiyle kuvvetlendirdiği 1947’yi beklemesi gerekiyordu. Bu noktada ABD’nin SSCB’yi müttefik edinerek kuşatma politikasıyla İran’ın caydırıcı bir güç olma arayışının vardığı bir yer vardı: ABD’nin İran’a yaptığı nükleer teknoloji transferi… Evet, ABD, bugün çok karşı çıktığı İran’ın nükleer güç olma sürecini bizzat kendi eliyle, kendi çıkarları doğrultusunda başlatmıştı. Başka bir ifadeyle, İran’ın nükleer güç olma süreci 1959 yılında ABD desteği ile Tahran Nükleer Araştırmalar Merkezi’nin kurulmasıyla birlikte başlamıştı.

Bu alandaki ilişkiler bununla da sınırlı kalmamış, 1979 Devrimi’ne kadar İran’ın nükleer kapasitesini geliştirme konusunda ABD önemli bir çaba sarf etmişti. Bu bağlamda 1970’lerde İran, 1990’lara gelindiğinde 23 bin megavatlık enerji üretiminin sağlanması için 20 adet nükleer tesis yapımını öngören birtakım........

© Medyascope