Mazlum Vesek yazdı | Yakında ama uzak olanlar: Bağlar, Kökler ve Tutkular
Son güncelleme: 14 Nisan 2026 -
Mazlum Vesek yazdı | Yakında ama uzak olanlar: Bağlar, Kökler ve Tutkular
İstanbul Film Festivali’nde Yeni Bakışlar bölümünde yer alan “Bağlar, Kökler ve Tutkular” filmi Türkiye’nin özellikle son on küsur yılında sürekli gündemde olan göçmenler sorununa odaklanıyor. Yönetmen Sunay Terzioğlu’nun ilk filmi olan “Bağlar, Kökler ve Tutkular” 2025 yılında Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde de yarışmıştı. Film ekibinin katılımıyla Beyoğlu Sineması’nda gösterilen filme ilgi büyüktü.
Ağırlıklı olarak İzmir’de çekilen filmin başta mekân seçiminde başarılı olduğunu belirtelim. Bunda yönetmenin ve film ekibinin İzmir’de her ülkeden göçmenin yer aldığı Basmane Semti sakinlerinden destek almış olmasının payı büyük.
Nitekim film ekibiyle sahneye çıkan ve filmde küçük bir rolü de bulunan Basmane’nin tanınmış simalarından Millî Judo Antrenörü Münir Tunç neredeyse filmin her aşamasına tanıklık ediyor. Filmde semtte hâlâ yaşamını sürdüren Suriyeli göçmenlerden ve esnaflardan insanların da akışa ustaca yerleştirildiklerini görüyoruz. Bu açıdan dayanışmanın kendini hissettirdiği bir film izliyoruz.
Münir Tunç, kendisine yöneltilen sorularda buna da değiniyor. Film ekibinin yapımcısından yönetmenine kadar semte verdiği değeri ve vefasını anlatıyor. Kısacık rolünde de aslında semtteki barışçıl kimliğini oynadığını aktarıyor.
Filmde Afgan Khaled (Baran Can Eraslan) ve Suriyeli Hazel (Ezgi Yaren Karademir) ile Kürt olduğunu satır arasında öğrendiğimiz Hamza’nın (Ushan Çakır) bir Türk vatandaşının hikâyelerini görüyoruz. Kimisi aynı semtte aynı sokaklarda yürür ama yolları kesişmez.
Ortak noktaları göçmenlik ve öteki olmak. Bu ortak nokta üçünün de hayatındaki zorluklara dair kesitler sunar bize. Tabii gösterilenler arasında yerleşik olan insanların savaştan kaçan bu insanlara karşı gösterdiği tutum önemli bir yer tutar. Bu açından göçmenlere karşı gösterilen merhametin nerede başlayıp bittiğine dair gözlemler de çarpıcıdır. Toplumsal hayatta emeğiyle yer tutan, epey yakında olan bu insanların yakınlığı ve uzaklığı hangi durumlarda sınavdan geçer? Filmde bunu görebiliyoruz.
Diğer yandan çalışmak ve tutunmak zorunda olan göçmenlerin mecburiyetleri de bir filmde resmî geçit yaparcasına görünür. Kurumlara çöreklenen rüşvetçi gruplar, işyerlerinde onları ucuz işçi olarak kullanan patronlar ilk göze çarpanlar.
Tabii toplumsal buluşma alanlarına dahil olan göçmenlerin dışlanma hâlleri de filmde yansıtılır. Her göçmenin ve ötekinin mutlaka bir minibüs travması vardır. Haksızlığa uğrasa da kapı dışarı edilecekler listesinde ilk sıradadırlar.
Yönetmen Sunay Terzioğlu, gösterim sonrası söyleşide kendi deneyimlerinin de filme kaynaklık ettiğini ancak göçmenliğin evrensel bir sorun olarak ele alındığının altını özellikle çizdi. Filmde ajitasyon içerecek bir akışı ve dili tercih etmediğini de vurguladı. Olanı biteni seyirciye yansıtmak yeterlidir.
Senaryoda Ferit Karahan’ın imzası var. Üç farklı insanın hikâyesini bir mesele etrafında işlerken akıcılığa da halel getirmemek önemli bir başarı. Diyalogların gerçekçiliği de filme güç katmış.
Oyuncuların Arapça öğrenme ve Türkçeyi bozuk kullanma adına çok sıkı çalıştıklarını kendilerinden dinliyoruz. Özellikle Hazel’i oynayan Ezgi Yaren Karademir’in bu konudaki başarısını teslim etmek gerek.
“Bağlar, Kökler ve Tutkular” bir ilk film olarak daima gündemde olan bir konuyu ele alıyor. Son dönemde Türkiye’de yer yer neredeyse siyasetin tek gündemi olan Suriyeli göçmenlerin varlığının sinemaya yansıması elbette kaçınılmazdı. Hatta her festivalde konuyu merkeze alan veya yan karakterlerle işleyen filmler görür olduk. Bu konuda anlatılanların artması, hikâyelerin çoğalması sinema yoluyla Türkiye’nin en çok yaşadığının kayda alınması açısından önemli. Film bu çabaya değerli bir katkı sunuyor.
filmler ve film festivalleri
Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.
Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.
Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin
Medyascope'un mobil uygulamasını indirin
Mazlum Vesek yazdı: Bitmeyen “Acı Hayat”
Cihan Ataş yazdı: Sinemanın nabzı yine İstanbul’da atıyor
Mazlum Vesek yazdı | Ekmek ve haysiyet arasında: İsimsiz Eserler Mezarlığı
Mazlum Vesek / Diğer içerikleri
Mazlum Vesek yazdı: Bitmeyen “Acı Hayat”
Mazlum Vesek yazdı | Ekmek ve haysiyet arasında: İsimsiz Eserler Mezarlığı
Mazlum Vesek yazdı | Fazlasıyla gerçek: Kraliçe Zor Durumda
Mazlum Vesek yazdı – Hitchcock gözü üstünüzde: Üçüncü Katta Cinayet
Mazlum Vesek yazdı: İstanbul’da film festivali başlayınca…
Sözcükler dergisi 20 yaşında – Turgay Fişekçi: “Bütün sanatlar mucizeyi de içinde taşır”
Haftanın en popüler içerikleri
Diyarbakır’da 20 TL’ye aldığı biberi 250 TL’ye satan zincir market şubesi ortaya çıktı
Masonlara kayyum atandı
Macaristan’da 16 yıllık “tek adam” dönemi resmen sona erdi, zafer Magyar’ın
Ünlülere uyuşturucu soruşturması: Burak Deniz, Emir Can İğrek, Elif Büşra Pekin, Ogün Alibaş ve Enes Güler adliyeye sevk edildi
Gürkan Çakıroğlu yazdı: Erdoğan Türkiye’ye liderlik edemiyor
ÖZEL HABER – Öcalan’dan İmralı........
