Gürkan Çakıroğlu yazdı: Hukuk devleti ve Devlet Bey
Devlet ile milleti bir arada tutan, birlikte tutan, diri ve zinde tutan bağ hukuktur. Devlet hukuku çiğnerse faşizm, millet hukuku çiğnerse anarşizm olur. Her ikisi de kötüdür. Zira hukukun olmadığı yerde huzur olmaz. Ve Türkiye’de hukuka riayet etmeyen taraf millet değil devlettir. Devlet, ehli örf ve ehli siyasetten oluşan, kurumları olan, çok katmanlı devasa bir heyuladır. Onun kerim olmasını sağlayacak nitelik hukuktur. Devlet ve milletin güçlenmesi, ancak güçlenme eyleminin paralel, senkronize olmasıyla mümkün ve sahici olur. Yani güçlü devlet derken birileri, zayıf düşmüşse eğer millet; bu hal, ortada güçlü bir devletin değil zorba bir devletin varlığına delalettir. Tarih bu hakikati bize defalarca göstermiştir.
Devlet ebet müddet diyoruz, Allah devlete zeval vermesin diye de ekliyoruz. Âmin diyorum. Lakin bunu sağlayacak en temel unsur hukuktur. Hukuk yoksa eğer atom bombanız dahi olsa kar etmez, gün olur devlet olarak yok olursunuz. Hukuk, kanunları ve adaleti aşan bir kavramdır. Kanunlar kötü olabilir, adalet bahşedilebilir; varlıkları yanılsama yaratabilir. Hukuk ise ne kötü olabilir ne de bahşedilebilir; yanılsama yaratmaz, hukuk ya vardır ya da yoktur, bunun ortası yoktur. Hukuk, en basit ve yalın haliyle bir toplumsal sözleşmedir. Toplumsal sözleşmeler, toplumun her kesiminin temsil edildiği bir masada ve her kesimin altına imzasını attığı bir metinle hayata geçerler. Bunu başarabilen milletler, tarih sahnesine güçlü devletler sürerler. Tıpkı bir dönem bizim de sürdüğümüz gibi.
Hukuk yoksa eğer, millet zayıf düşer. Millet zayıfsa, devlet güçlü olamaz; olsa olsa zorba olur. Türkiye’de durum budur, eksik olan hukuktur. Türkiye bir hukuk devleti değildir. Hukuk, ancak ve ancak toplumsal mutabakat ile yapılacak bir anayasa ile mümkündür. 24, 61 ve 82 “anayasaları” toplumsal sözleşmeler değil siyasal direktiflerdir. Yaşadığımız acıların, acziyetin ve adaletsizliğin ateşleri hep bu cehennem çukurunda harlanır. Devlet terörünün de örgüt terörünün de kaynağı burasıdır. Zira hukuk yoksa eğer, devlet terör ile hükmeder. Devlet terör ile hükmederse, teröre bel bağlayan örgütler türer. Hukuk devleti zuhur etmedikçe, bu kirli çarkın çarkları arasında, kısır bir döngü olarak hep milletin evlatları telef olup gider. Ve hukuk yoksa eğer, egemenlik millete yakın olur belki ama hiçbir zaman bilakayduşart milletin olmaz, olamaz.
Rejim ise devlete hâkim olan zihniyettir. Hukuk varsa eğer, rejim rengini sadece ondan alır. Hukuk yoksa eğer; rejim rengini ideolojilerden, tonunu ise gücü ele geçiren her kimse, onlardan alır. Dünün mazlumundan bugünün zalimini çıkaran, insanların Allah’tan çok devletten korkmasına sebep olan ve devlet putperestliğine zemin hazırlayan tablo işte böyle resmedilir. Devleti her daim biri veya birilerinin ele geçirebilmesinin sebebi veya ele geçirme arzusunun kaynağı işte budur; yani hukuksuzluktur. Hukuk yoksa; devletin malı deniz yemeyen keriz derler, devlet eliyle zenginleşirler, devlet imkanlarıyla zulmederler. Kalubelada kurduğumuz devletimiz mevcut hali ile hukuk devleti değildir; ona hâkim olan........
