menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gülener Kırnalı yazdı | Savaşın görünmeyen cephesi: Ortadoğu’da hayatın çöküşü

2 0
sunday

Ortadoğu'da savaş: İsrail, Lübnan, Hamas, Hizbullah ve İran

Son güncelleme: 5 Nisan 2026 -

Gülener Kırnalı yazdı | Savaşın görünmeyen cephesi: Ortadoğu’da hayatın çöküşü

İran Savaşı bir ayı geride bıraktı. Bir aydır başta İran ve Lübnan olmak üzere tüm Ortadoğu’yu ve dolaylı olarak dünyayı etkileyen büyük bir savaşı anbean takip ediyoruz. Ancak bu savaşı büyük ölçüde jeopolitik dengeler, uluslararası sistemin dönüşümü, ABD siyaseti, Donald Trump’ın tuhaf çıkışları, NATO’nun geleceği, Avrupa’nın güvenlik mimarisi gibi başlıklar üzerinden; yani savaşın ateşinin düştüğü yerin uzağından okuyoruz. Haritalar, ittifaklar, diplomatik manevralar, askeri kapasite analizleri ve stratejik hesaplar gündemi belirliyor.

Ben de Medyascope’taki köşemde her hafta dış politika analizleri sunmaya, savaşın farklı boyutlarını ele almaya çalışıyorum. Ancak bu hafta köşemi, bu savaşın en az konuşulan ama en önemli boyutuna ayırmak istiyorum: Uluslararası kurumların verileri ve sahadan gelen tanıklıklar ışığında, güç mücadelelerinin gölgesinde kalan hayatları yani savaşın asıl cephesini hepimize hatırlatmak.

Savaşa dair tumturaklı analizlerin arasında neredeyse hiç konuşulmayan bir şey var: Bu savaşın insanlar üzerindeki gerçek maliyeti. İran’da, Lübnan’da, Yemen’de milyonlarca insan—ve milyonlarca çocuk—bu savaşın doğrudan ya da dolaylı sonuçlarıyla yaşamaya çalışıyor.

Bu çerçevede, son günlerde The Guardian’da yayımlanan kapsamlı dosyanın yanı sıra Dünya Sağlık Örgütü, UNICEF, Dünya Gıda Programı, Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi gibi uluslararası kuruluşların son günlerde yayımladığı raporlar bize bu savaşın gerçek yüzünü çok çarpıcı verilerle gösteriyor. Gelin, bu tabloya yakından bakalım.

Sivil kayıplar, yerinden edilenler ve insani yıkım

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2 Nisan’da yayınladığı Ortadoğu krizi odaklı güncel durum raporuna göre savaşın başından bu yana saldırılarda İran’da 1.937, Lübnan’da 1.268, Irak’ta 100, İsrail’de 12 kişi hayatını kaybetti. İran’da 25 bini aşkın kişi yaralanırken, Lübnan’da 3.750 kişi, İsrail’deyse 6 bini aşkın kişi yaralandı.

UNICEF’in Mart sonu verilerine göre bölgede 350’den fazla çocuk hayatını kaybetti, 1.500’den fazla çocuk yaralandı.

Savaşın yarattığı yıkım, kuşkusuz, yalnızca can kayıplarıyla sınırlı değil. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2 Nisan tarihli durum raporuna göre yalnızca İran’da 3,2 milyondan fazla kişi yerinden edilmiş durumda.

Lübnan’ın güneyi yeni bir “Gazzeleştirme” politikasının yoğun saldırısı altındayken 1,2 milyonu aşkın kişi yerinden edilerek hayatta kalabilmek için kuzeye göç etti, yüz binlerce insan geçici barınma alanlarında yaşam mücadelesi verirken; gücü yeten ve yapabilen on binlerce Lübnanlı ülke dışına çıkmak zorunda kaldı.

Yani sadece bu savaştan ötürü, sadece son bir ayda 4,5 milyon kişi evsiz kaldı; en temel yaşamsal ihtiyaçları risk altında olan güvensiz, tedirgin, yaşam mücadelesi içinde göç etmek zorunda kalan 4,5 milyon insan.

Aynı rapor, sağlık sistemine yönelik çok sayıda saldırıyı ve sağlık hizmetlerinde ciddi bir çöküş yaşandığını ortaya koyuyor. Nitekim savaşın başından bu yana askeri saldırılar İran’da 23, Lübnan’da 93, İsrail’de 6 kez sağlık hizmeti veren yerleri hedef almış durumda.

Yemen ise bu trajik tablonun hem en eski hem de en derin kriz alanı. Ancak mevcut bölgesel savaş, Yemen’de zaten yıllardır süren insani felaketi daha da görünmez ve daha da ağır hale getiriyor. Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi verilerine göre ülkede 22 milyondan fazla insan insani yardıma muhtaç, yaklaşık 18 milyon kişi akut gıda güvensizliğiyle karşı karşıya. Halihazırda milyonlarca insanın yerinden edilmiş olduğu bu ülkede, ekonomik çöküş, sağlık sisteminin zayıflığı ve yardım mekanizmalarındaki kırılganlık, savaşın etkisini katlayarak büyütüyor.

Çocuklar: Savaşın en ağır yükünü taşıyanlar

Her savaşta olduğu gibi bu savaşın da en ağır sonuçlarını ise yine tüm bu keşmekeşten habersiz olan çocuklar yaşıyor.

The Guardian’ın 4 Nisan’da yayımladığı kapsamlı dosya, bir aydır süren savaşın çocuklar üzerindeki etkisini çarpıcı biçimde ortaya koyuyor. Son derece sarsıcı olan bu dosyayı özellikle okumanızı tavsiye ederim.

Tarih boyunca bir dizi acı coğrafyada olduğu gibi dün Filistin’de bugün İran’da ve Lübnan’da; yaşam tehdidi altında olmanın, yeterli gıdaya ulaşamamanın, evinden edilip göç etmek zorunda kalmanın, yoksulluk ve perişanlıkla mücadele etmenin acı gölgesi altında yok olan ve var olan milyonlarca insan içerisinde -tüm bu saydıklarımızın yanı sıra ve askeri saldırıların görece daha az tesir ettiği bölgeleri de içine alacak şekilde- sürekli siren sesleriyle büyüyen, geceleri uyuyamayan, okula gidemeyen, konuşma bozuklukları geliştiren, agresifleşen ya da içine kapanan bir nesil büyüyor, 2026 yılında bir kez daha.

Bu bahsettiğimiz travmalar o kadar ağır, o kadar uzun süreli ve o kadar çok veçheli ki savaş şimdi bitse etkileri ömürler boyu sürecek. Yerinden edilme, çocukların hayatını kökten değiştiriyor. Evlerini kaybeden çocuklar, aynı zamanda eğitim haklarını da kaybediyor. Okullar kapanıyor, eğitim kesintiye uğruyor, yüz binlerce çocuk sistemin dışına düşüyor. UNICEF’in bu konudaki kapsamlı raporu, bu sürecin uzun vadede bir “kayıp nesil” riski yarattığını açıkça ortaya koyuyor.

Bu çocuklar yalnızca savaşın mağdurları değil; savaşın içinde büyüyen bir kuşak.

Görünmeyen sonuçlar: Yaşamı mümkün kılan sistemlerin çöküşü

Savaşın yarattığı insani yıkım, yalnızca “zayiat” tablolarına yazılanlarla değil yaşamı mümkün kılan sistemlerin çöküşüyle ölçülür. Ve bu ağır tablo, “zayilerin” yanı sıra yaşama savaşı verenlerin de tablosu. Asıl olarak ise, toplumların temel işleyişini sağlayan sistemlerin açıkça hedef alındığı ve yer yer tamamen işlevsiz hâle geldiği noktada, savaşın yıkıcı etkisinin görünen ve anlık olanın çok ötesine geçtiği ve uzun erimli sonuçlar ürettiği ortaya çıkıyor.

Birleşmiş Milletler’in ve Dünya Sağlık Örgütü’nün raporları, sağlık altyapısının yalnızca dolaylı olarak değil, saldırıların doğrudan hedefi hâline geldiğini açıkça ortaya koyuyor. Hastaneler, ambulanslar ve sağlık merkezleri saldırıya uğruyor; sağlık çalışanları hayatını kaybediyor ya da hizmet veremez hâle geliyor. Bu durum, yalnızca savaş anındaki ölüm ve yaralanmaların değil, kronik hastalıkların, doğumların ve acil müdahale gerektiren diğer sağlık sorunlarının da yönetilememesi anlamına geliyor. Ve tahmin edebileceğiniz gibi bu altyapı kırılmasının yaratacağı orta ve uzun vadeli etkiler devasa boyutta olacak.

Başka bir ifadeyle, savaş yalnızca öldürmüyor; tedavi edilebilir hastalıkları, müdahale edilebilir ihtiyaçları, tamir edilebilir sorunları, yönetilebilir krizleri de ölümcül hâle getiriyor. Hem de milyonlarca insan nezdinde.

Ekonomik düzlemde de tablo benzer biçimde ağırlaşıyor. Dünya Gıda Programı ve Dünya Bankası verileri, İran, Lübnan ve Yemen’de savaşın zaten kırılgan olan ekonomik yapıları daha da zayıflattığını açıkça göstermekte. Yukarıda saydığımız yaşamsal ağır tehditler ve imkansızlıkların yanı sıra artan gıda fiyatları, gelir kaybı, işsizlik ve yardım mekanizmalarındaki aksaklıklar, geniş kesimleri temel ihtiyaçlara erişemez hâle getiriyor ve getirmeye de devam edecek.

Bu süreç, kitlesel bir yoksullaşmanın yanı sıra hızlı ve yaygın bir insani güvencesizlik üretimi anlamına geliyor.

Bu çöküşün çocuklar üzerindeki etkisine yeniden dönmek gerekiyor. Zira eğitim sistemi de bu çöküşten bağımsız değil. Okulların kapanması, yerinden edilme ve güvenlik riskleri nedeniyle yüz binlerce çocuk eğitimden kopuyor. Bu durum yalnızca bugünü değil, uzun vadede toplumların insan sermayesini ve sosyal dokusunu da doğrudan etkiliyor ve etkileyecek.

Gündelik hayatın psikolojik çöküşü: Tedirginlik, bilinmezlik ve sürekli bir bekleme hâli

Dolayısıyla karşımızda yalnızca askeri bir çatışma değil; sağlık, ekonomi, eğitim gibi toplumsal yaşam sistemlerini eş zamanlı olarak çözen çok katmanlı bir kriz var. Savaşın en az görünür ama en yaygın etkilerinden biri de gündelik hayatın ortadan kalkması; savaşın gölgesinde yaşamın donuklaşması ve arafta asılı kalması.

Bölgeden gelen tanıklıklara göre, Lübnan’da ve İran’da yaşamın ve yaşam alanlarının bütününe yayılmış bir “militarizasyon” söz konusu. Savaş gündelik yaşamın tamamını sarmış durumda.

Okula gidemeyen çocuklar, işini kaybeden insanlar, geleceğini planlayamayan aileler, tedavi bekleyen hastalar, ülkeden çıkmak isteyip çıkamayanlar, yarın ne olacak sorusu altında ezilen hayatlar… Hepsinin ortak duygusu: belirsizlik, tedirginlik ve sürekli bir bekleme hâli.

Savaş sadece öldürmez. Bekletir, yorar, bozar, aşındırır, travmatize eder, umutsuzlaştırır… Ve görünmez kılar.

Bu yazı hepimize bir hatırlatma notu niteliğinde: Savaş, sadece haritalar üzerinde oklarla anlatılan ve makro perspektiften analiz edilen bir olgudan ibaret değil. Her savaş gibi bu savaş da geceleri siren sesleriyle uyanan çocukların, ilaç bulamayan hastaların, evlerini terk etmek zorunda kalan ailelerin, alt üst olan hayatların, kararan geleceklerin savaşı.

İran Savaşı 2026 Lübnan Ortadoğu

Medyascope'u destekle. Medyascope'a abone ol.

Medyascope’u senin desteğin ayakta tutuyor. Hiçbir patronun, siyasi çıkarın güdümünde değiliz; hangi haberi yapacağımıza biz karar veriyoruz. Tıklanma uğruna değil, kamu yararına çalışıyoruz. Bağımsız gazeteciliğin sürmesi, sitenin açık kalması ve herkesin doğru bilgiye erişebilmesi senin desteğinle mümkün.

Medyascope'u Google Haberler üzerinden takip edin

Medyascope'un mobil uygulamasını indirin

Hatem Ete ile söyleşi: İran savaşı seçmen tercihlerini nasıl etkiliyor?

Toplum ve Siyaset (15): NATO krizi, İran savaşı ve Türkiye: Yeni dünya düzeninde yeni dengeler

Recep Karagöz yazdı – Penahi’nin dönüşü: Bir vicdan aynası

Gülener Kırnalı / Diğer içerikleri

Toplum ve Siyaset (15): NATO krizi, İran savaşı ve Türkiye: Yeni dünya düzeninde yeni dengeler

Gülener Kırnalı yazdı: Sıkışan Trump’ın içerideki seçim kumpasları

Toplum ve Siyaset (14): Dr. Aslı Cansunar ile söyleşi – İran savaşı Trump’ı bitiriyor mu?

Gülener Kırnalı yazdı | Trump’ın büyüyen İran açmazı: ABD geri adımda mı?

Toplum ve Siyaset (13) – Doç. Dr. Hakan Güneş ile söyleşi – İran savaşı: son 24 saatte kritik eşik mi aşıldı?

Gülener Kırnalı yazdı: Savaşın 15 gününde değişenler ve değişmeyenler

Haftanın en popüler içerikleri

Gökhan Bacık yazdı: Onuncu yılında İran savaşı (?)

İBB davasının 15. günü: 18 kişi tahliye edildi

Geçirdiği 13 yılın ardından şehirden ayrılan yabancı bir gazetecinin vedası: “İstanbul’un karanlığa sürüklenişi”

Gürkan Çakıroğlu yazdı: Statü ve statükocular

Ruşen Çakır yorumladı: Türk solundan geriye ne kaldı?

Taner Akçam yazdı: Oğuzhan Müftüoğlu vesilesiyle Türk solu 

Bursa Büyükşehir Belediyesine operasyon: Mustafa Bozbey’in de aralarında bulunduğu 55 kişi gözaltında

Oyuncu Ramazan Tetik hayatını kaybetti

Selim Kuneralp yazdı: Avrupa’ya dönme zamanı

Ruşen Çakır yorumladı: Özgür Özel teslim olmuyor

Medyascope'un günlük e-bülteni

Editörlerimizin derlediği öngörüler, analizler, Türkiye’yi ve dünyayı şekillendiren haberler, Medyascope’un e-bülteni Andaç‘la her gün mail kutunuzda.

Medyascope'u destekle

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

© 2015-2026 Scope Medya A.Ş.

Kişisel Verilerin Korunması Aydınlatma Metni

İşbu Aydınlatma Metni, Veri Sorumlusu sıfatıyla Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat:G2, Sarıyer/İstanbul adresinde mukim Şirketimiz Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından sağlanan ürün ve hizmetlerin tanıtımı amacıyla internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği kısmından elde edilen kişisel verilerin işlenmesine ilişkin olup, Şirketimiz tarafından başta 6698 Sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) olmak üzere ilgili mevzuat kapsamında aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Şirketimizin kişisel verilerin korunmasına ilişkin politikaları https://medyascope.tv adresinde yer almaktadır.

İşleme; KVKK’nın 3. maddesinde kişisel verilerin kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması işlemleri olarak tanımlanmıştır.

İşlenen Kişisel Verileriniz

İşlenen kişisel verileriniz, E-Bülten Aboneliği aracılığıyla bizimle paylaşmayı tercih ettiğiniz adınız, soyadınız, e-posta adresinizdir.

Kişisel Verilerin Toplanma Yöntemi ve Hukuki Sebebi

Kişisel verileriniz, şirketimiz tarafından sağlanan ürün ve hizmetler kapsamında promosyon, kampanya ve tanıtım faaliyetlerinin yürütülmesi sırasında internet sitemizde yer alan E-Bülten Aboneliği bölümünde e-posta adreslerini bildiren kişilere Şirketimizin ticari olarak faaliyet gösterdiği alanlarda reklam, tanıtım ve bilgilendirme yapmasına ilişkin sözleşmenin kurulması ve ifası, veri sorumlusunun meşru menfaati ve açık rızanız kapsamında işlenmektedir.

Kişisel Verilerin İşlenme Amaçları

Kişisel verileriniz Şirketimiz tarafından, aşağıdaki belirtilen işleme amaçlarıyla uygun süre zarfında, KVKK’nın 5. ve 6. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları kapsamında işlenecektir:

İletişim faaliyetlerinin yürütülmesi

Reklam / kampanya / promosyon Süreçlerinin Yürütülmesi

Saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülmesi

Pazarlama analiz çalışmalarının yürütülmesi

Ürün / hizmetlerin pazarlama süreçlerinin yürütülmesi,

Organizasyon ve etkinlik yönetimi

Şirketimizin faaliyet alanlarında reklam, tanıtım ve bilgilendirme hizmeti sağlamak,

Şirketimiz tarafından gönderilen bu e-postalar üzerine gelen talep ve şikayetlerin cevaplanması,

Hukuki bir ihtilafın vuku bulması halinde hukuki işlem yapmak,

Sair tüm yasal yükümlülükler.

Kişisel Verilerin Hangi Amaçlarla Kimlere Aktarılabileceği

Şirketimiz, kişisel verileri “bilme gereği” ve “kullanma gereği” ilkelerine uygun olarak, gerekli veri minimizasyonunu sağlayarak ve gerekli teknik ve idari güvenlik tedbirlerini alarak işlemeye özen göstermektedir ve sadece zorunlu durumlarda üçüncü kişilere aktarmaktadır. Kişisel verileriniz; KVKK’nın 8. ve 9. maddelerinde belirtilen kişisel veri işleme şartları ve amaçları çerçevesinde Şirketimiz ilgili birimlerince işlenmekte ve aşağıda yer verilen amaçlarla üçüncü kişilerle paylaşılmaktadır.

İlgili mevzuatı gereği talep halinde idari makamlara, adli makamlara veya ilgili kolluk kuvvetlerine, yetkili idari ve denetleme kurullarına ve/veya diğer yetkili denetleyici kurum ve kuruluşlara aktarılabilecek ve/veya hukuki bir ihtilaf vuku bulması halinde Şirketimizin hukuki menfaatlerinin korunması amacıyla bu mercilerle ve Şirketimiz avukatları ile paylaşılmaktadır.

Ürün ve hizmetlerimizin tanıtımı amacıyla E- Bülten Aboneliği veri işleme altyapısını tedarik ettiğimiz iş ortağımız, bu bildirimlerin yapılması amacıyla hizmet aldığımız ajanslar ve pazarlama analiz şirketleri ile paylaşılmaktadır.

Kişisel verileriniz e-posta altyapısı ve ilgili hizmetlerinden yararlandığımız hizmet sağlayıcılarımızın yurt dışında bulunan veri depolama sistemleri nedeniyle KVKK’nın 9. maddesindeki şartlardan biri olan açık rıza şartı sağlandığı takdirde yurt dışına aktarılabilmektedir.

Kişisel Verilerin Saklama Süresi

Kişisel verilerinizi, sunduğumuz hizmetlerin mahiyetinden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirilmesi amacıyla, hizmetlerin sağlandığı süre boyunca ve ardından hukuki yükümlülüklerini yerine getirmek ve meşru menfaatini temin etmek amaçlarıyla ilgili mevzuata uygun olarak, makul süreler boyunca saklayacaktır.

Kişisel Verilerin Silinmesi, Yok Edilmesi ve Anonim Hale Getirilmesi

Kişisel verileriniz KVKK’nın 7. maddesi uyarınca işlenmesini gerektiren sebeplerin ortadan kalkması halinde kişisel veriler re’sen veya kişisel veri sahibinin talebi üzerine tarafımızca silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

Kişisel Verilerinizin Güvenliği

Bize sağladığınız kişisel verilerin gizliliğini ve güvenliğini korumaya önem veriyoruz. Bu doğrultuda, kişisel verilerinizi yetkisiz erişim, zarar, kayıp veya ifşaya karşı korumak için gerekli teknik ve idari güvenlik önlemleri almaktayız.

Kişisel Veri Sahibi İlgili Kişinin Hakları

Kişisel veri sahibi “İlgili Kişi”, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 11. maddesinde aşağıda yer verilen haklarını ve taleplerini www.eliteworldhotels.com.tr adresinde yer alan Başvuru Formunu usule uygun olarak doldurmak suretiyle bildirebilecektir.

6698 sayılı KVKK’nın 11. Maddesi kapsamında herkes veri sorumlusu sıfatı ile Şirketimize aşağıdaki hususlarda başvurma hakkına sahiptir:

• Kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme,

• İşlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme,

• Kişisel verilerinizin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme,• Yurt içinde veya yurt dışında aktarıldığı üçüncü kişileri bilme,

• Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması halinde bunların düzeltilmesini isteme,

• KVKK’da öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinizin silinmesini veya yok edilmesini isteme,• Yukarıda belirtilen düzeltme, silinme ve yok edilme şeklindeki haklarınız uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme,

• İşlenen kişisel verilerinizin münhasıran otomatik sistemler ile analiz edilmesi sureti ile aleyhinize bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme,

• Kişisel verilerinizin ilgili mevzuata aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğramanız halinde zararınızın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

Hak ve Talepleriniz İçin İletişim

Kişisel verilerinizle ilgili sorularınızı ve taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları hakkında Tebliğ’de belirtilen şartlara uygun düzenlenmiş dilekçeyle aşağıdaki yöntemlerle iletebilirsiniz.

“Şahsen Yazılı Başvuru” yoluna başvuracak İlgili Kişilerin kimliğini tevsik edici belgeleri ibraz etmesi zorunludur. Bu bağlamda Maslak Mahallesi, Dereboyu 2. Cadde, No: 15A/70, Ata Center İş Merkezi Kat: G2, Sarıyer/İstanbul adresine yapacağınız şahsen yazılı başvurularda başvuru formuyla birlikte kimlik fotokopisinin yalnızca ön yüzünün (kan grubu ve din hanesi gözükmeyecek şekilde) ibraz edilmesini rica ederiz.

Başvuru formunun tebligat zarfına veya e-postanın konu kısmına “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu İlgili Kişi Talebi” yazılmasını rica ederiz.

Kişisel veri sahipleri olarak, haklarınıza ilişkin taleplerinizi, Medyascope ‘a iletmeniz durumunda Medyascope talebinizi en geç 30 (otuz) gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandıracaktır. Ancak, başvurunuza verilecek yanıtın mevzuat uyarınca bir maliyet gerektirmesi halinde Medyascope tarafından Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından belirlenen tarifedeki ücret talep edilebilecektir.

Ticari Elektronik İleti Gönderimi Hakkında Bilgilendirme

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti; telefon, çağrı merkezleri, faks, otomatik arama makineleri, akıllı ses kaydedici sistemler, elektronik posta, kısa mesaj hizmeti gibi vasıtalar kullanılarak elektronik ortamda gerçekleştirilen ve ticari amaçlarla gönderilen veri, ses ve görüntü içerikli iletileri ifade eder.

Ticari elektronik iletiler, alıcılara ancak önceden onayları alınmak kaydıyla gönderilebilir. Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi (“İYS”) üzerinde onayı bulunmayan alıcılara ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu onay, yazılı olarak veya her türlü elektronik iletişim araçlarıyla ya da İYS üzerinden alınabilir. İYS üzerinden alınan onaylarda ise olumlu irade beyanı ve elektronik iletişim adresi yer alır. Alıcılar diledikleri zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilir. Alıcının ret bildiriminde bulunması, bildirimin yapıldığı iletişim kanalına ilişkin onayı geçersiz kılar. Alıcı reddetme hakkını İYS üzerinden de kullanabilir.

Alıcının kendisiyle iletişime geçilmesi amacıyla iletişim bilgilerini vermesi halinde, temin edilen mal veya hizmetlere ilişkin değişiklik, kullanım ve bakıma yönelik ticari elektronik iletiler için ayrıca onay alınmaz.

Tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adreslerine gönderilen ticari elektronik iletiler için önceden onay alınması zorunlu değildir. Ancak tacir ve esnafların ilgili mevzuatta yer alan reddetme hakkını kullanması halinde onayları alınmadan ticari elektronik ileti gönderilemez. Bu kapsamında ileti gönderilmesinden önce tacir veya esnaf olan alıcıların elektronik iletişim adresleri hizmet sağlayıcı tarafından İYS’ye kaydedilir ve İYS üzerinden alıcıların ret hakkını kullanıp kullanmadığı kontrol edilir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca, Scope Medya Ticaret Pazarlama A.Ş.’nin (“Medyascope”) tarafından vermekte olduğumuz hizmetler kapsamında, Medyascope üzerinden temin edilen bilgileriniz doğrultusunda, onay vermeniz halinde E-posta iletişim aracı kullanarak tarafınıza her türlü bilgilendirme, tanıtım, reklam, ürün teklifleri, promosyonlar, kampanyalar, memnuniyet değerlendirme çalışmaları ve duyuruların iletilmesi amacıyla tarafınızla iletişime geçilebilecektir.

6563 sayılı Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca ticari elektronik ileti gönderimine dair onay verseniz dahi dilediğiniz zaman, hiçbir gerekçe belirtmeksizin ticari elektronik iletileri almayı reddedebilirsiniz. Ret bildirimini kolay ve ücretsiz bir şekilde olmak üzere e-posta iletişim kanalı ile verebileceğinizi hatırlatmak isteriz. Reddetme hakkınızı İYS üzerinden de kullanabilirsiniz.


© Medyascope