Savaş Ne Zaman Bitecek, Atom Bombası Ne Zaman Atılacak?- Türker Ertürk Yazdı
İran ile İsrail arasında, Haziran 2025’te başlayan ve bir yılı aşkın süredir farklı yoğunluklarda devam eden çatışmalar artık yalnızca iki ülke arasındaki askeri mücadeleler olarak değerlendirilemez. Bu savaş; ABD’nin bölgesel stratejisi, İsrail’in güvenlik doktrini, İran’ın rejim güvenliği ve küresel güç dengeleriyle doğrudan bağlantılı, çok katmanlı bir jeopolitik mücadeleye dönüşmüştür. Bugün sorulması gereken temel soru; savaşın ne zaman biteceği değil, hangi şartlarda sona ereceği ve bu süreçte nükleer eşiğin aşılıp aşılmayacağıdır.
İsrail, 1948’de kuruluşundan bu yana güvenliğini “Sonsuz Savaş Stratejisi” üzerine inşa etmiştir. Bu stratejinin temel unsurları; sürekli caydırıcılık, mutlak askeri üstünlük, önleyici saldırılar, işgal, ilhak ve savaşın sürekli canlı tutulmasıdır. Bu stratejinin sürdürülebilmesini sağlayan en önemli unsur ise ABD’nin onlarca yıldır devam eden siyasi, diplomatik, askeri ve ekonomik desteğidir.
Bu çerçevede İran savaşı da İsrail’in kuruluşundan beri sürdürdüğü sonsuz savaş stratejisinin bir parçasıdır. Bugünkü gelişmelere ve büyük resme bakıldığında; savaşın klasik anlamda bir ateşkesle sona ermesi ve barış yapılması zor görünmektedir. Barış ancak İran’da olası bir rejim değişikliği, İran’ın parçalanması, İran’ın müzakereler yoluyla kapsamlı tavizler vermesi veya İsrail ve ABD ikilisinin bugüne kadar sürdürdüğü stratejik hedeflerinden vazgeçmesine bağlıdır. Bu nedenle; mevcut savaş uzun süre düşük ve orta yoğunlukta devam eden ve edecek bir yıpratma savaşı niteliği kazanmıştır.
Uzun soluklu yıpratma savaşının amacı yalnızca askeri hedefleri vurmak değildir. Böyle bir stratejiyle; İran ekonomisinin zayıflatılması, altyapının tahrip edilmesi, toplumsal huzursuzluğun arttırılması, etnik ve mezhepsel fay hatlarının harekete geçirilmesi, iç siyasi çözülmenin hızlandırılması ve sonunda İran’ın müzakere masasında daha zayıf bir konuma itilmesi hedeflenmektedir. Bu nedenle bugün görülen askeri hareketlilik, aslında daha geniş kapsamlı bir siyasi ve ekonomik baskı stratejisinin parçasıdır.
İran İçin Üç Farklı Stratejik Seçenek
Bugün, İran açısından temel olarak üç farklı stratejik seçenek bulunmaktadır. Birinci seçenek; ABD ile yapılacak müzakereler sonucunda kapsamlı tavizler verilmesi ve fiilen teslimiyet anlamına gelebilecek bir uzlaşma yolunun tercih edilmesidir.
İkinci seçenek; halen devam ettiği gibi, müzakere süreçleriyle zaman kazanılırken düşük yoğunluklu çatışmaların sürdürülmesidir. Ancak bu yaklaşımın ekonomik ve toplumsal maliyetleri zaman........
