İran Savaşının Ülkemize Muhtemel Etkileri – Prof.Dr.Bülbül Yazdı
ABD ve İsrail iş birliğinde İran’a karşı düzenlenen haksız savaş ve cinayetlerin her türlü kazananı, ekonomik olarak bu işgalci ve soykırımcı ülkeler olacaktır. Emperyalist işgallerin nedeni sadece emperyalistlerin ekonomik çıkarlarıdır. Hiçbir şekilde işgal ettikleri, yıktıkları ülkelerde kurdukları yönetimler demokrasi ve hukuk devletinden nasibini almamıştır. Halk aç, sefil; özgürlükten ve temel haklardan yoksundur. Emperyalist devletlere ve başlarındaki çetelere inanan ülkeler bir kez daha açıkta kalmıştır. Tipik örneği ise babaları ABD’dir; onları sahipsiz ve korumasız bırakmıştır. Demek ki varınızı yoğunuzu bu emperyalist çeteye teslim etmeniz sizi kurtarmıyormuş. Ancak akıllanmazlar; bundan zerre kadar şüphemiz yok. Başlarını kaldırdıkları gün sıra onlara da gelecektir.
Bu haksız savaşta Avrupa Birliği seyirci konumundadır. Örneğin enerji konusunda çok zor durumda kalacaklardır. Bu savaş uzun süre devam ederse Avrupa havlu atar. Gaz fiyatları %130 arttı. Stokları ise sıfır düzeyinde. Avrupa ülkeleri ve liderleri açısından marjinal bir süreçten geçilmektedir.
Ülkemiz açısından baktığımızda krizi aşmak konusunda doğru bir süreç yönetilirken, siyasi ve ekonomik olarak ciddi şekilde etkilendiğimiz de bir gerçektir. İzlenen tedbirler ve bütçe öngörüleri açısından ciddi sapmalar oluşacaktır. Bu nedenle İran’a saldırı, ekonomik boyutu itibarıyla ülkemize yapılmış bir saldırı olarak da değerlendirilebilir.
Ülkemize ekonomik etkilerini kısaca özetleyecek olursak:
Merkez Bankası rezervlerinde erime,
Merkez Bankası rezervlerinde son bir haftada 17 milyar dolarlık satış,
Enerji fiyatlarının yükselmesi,
Petrol ve doğalgaz fiyatlarının artması,
Enflasyonun yükselmesi,
Girdi maliyetlerinin artması,
Ulaşım maliyetlerinin artması,
Enflasyonun tekrar %35–40 bandını zorlaması,
TL’de değer kaybı yaşanması,
Faizlerin yükselmesi,
Sınır ticaretinin zarar görmesi,
Sınır ticaretinin azalmasıyla doğu illerimizin ekonomik zarar görmesi,
Yeni bir göç dalgasıyla karşılaşma ihtimali,
Bütçe açığının artması,
Dış borçlanma faizlerinin artması,
Sınır güvenliği harcamalarının artması,
Devlet bütçesine yeni yüklerin gelmesi,
Turizm gelirlerinin düşmesi.
Yukarıda sıraladığım bu maliyetin ve yükün son tahlilde bedelini halk öder. Yeni zamlar ve vergiler kaçınılmaz görünmektedir.
Ülkemiz siyasi yönetiminin bu savaşın dışında kalma çabası, bu maliyetleri ve yükleri bir ölçüde azaltmış olsa da kaçınılmaz şekilde bir bedel ödemek zorunda kalacağız. İran savaşı bir kez daha göstermiştir ki güçlü ve büyük bir devlet olmamız, emperyalist çeteler karşısında daha sağlam durmamızı sağlayacaktır. Umarım Ortadoğu bu süreçten gerekli dersleri çıkarır.
