Şair Hazzı, Filozof Titizliği : A. Kadir Paksoy’un Kaleminden Rousseau
A.Paksoy’un Fransız düşünür Jean-Jacques Rousseau’dan Türkçeye kazandırdığı “Julie ya da Yeni Héloïse” (Julie, ou la nouvelle Héloïse) adlı anıtsal felsefi roman çevirisi üzerinde duracağım bugünkü yazımda.
Cemal Süreya, “Uzat Saçlarını Frigya” kitabının 188.sayfasında çevirmen için şöyle diyor :
“….çevirmen, bir kitabı kendisi için olduğundan çok, başkaları için okuyan kişidir. Ulusları birbirine açıklayan, ömrünü onların kültür ballarını birbirine iletmekte geçiren bir adam. Uluslararası zenginliklerin taşıyıcılığını üstlenmiş kimse”.
Adı geçen kitabın 187.sayfasında ise Maurice Coindeau da şunları söylüyor çeviri için :
“Gerçekte, bir yeniden üretimdir çeviri. Yapıt öyle çevrilmeli ki, okurda onun bir çeviri olduğu izlenimi uyanmamalı. Başka bir deyişle, çevirmen bir yandan asıl metne tam bağlılığını yitirmemeli, bir yandan da tam anlamıyla ayrılmalı ondan; bağımlı olmamalı”.
Sevgili arkadaşım, “şair babam”, da çevirilerinde yukarda belirtilen kuralı titizlikle uygulayan biri.
Eserin ve Çevirinin Edebi Bağlamı
Rousseau’nun 18. yüzyılda kaleme aldığı bu eser, mektup-roman (epistolary novel) formundadır. Aşk, ahlak, doğa, bireysel özgürlük ve toplumsal normlar arasındaki gerilimi konu alır. Metin; romantizmin öncülü sayılan yoğun bir duygu tonu ile Aydınlanma Çağı’nın mantık........
