Kapadokya’dan Amasya’ya gezi notları (2)
Birinci bölümde İzmir’den yola çıkıp Kapadokya’dan Amasya’ya uzanan gezi rotamızda neler yaptığımızı, nereleri gezdiğimizi anlatmaya çalışmıştım.
İkinci bölümde Kayseri-Sivas-Tokat ve Amasya’da yaptıklarımızı, yaşadıklarımızı anlatmaya başlıyorum.
İzmir’den yola çıkmadan ilk ve öncelikli amacımız Kapadokya’yı gezip görmekti. Ancak daha sonra “Madem oraya kadar gidiyoruz o zaman 1-2 saat uzaklıktaki Kayseri’yi de gezelim” düşüncesi ortaya çıktı. Planlı gezi yapanlar bilir ki, bir yerlere çıkmadan önce bir plan, bir organizasyon yapmak gerek. Kalınacak yerler, gezilecek mekan ve yöreler, yolculuk saatleri vb. konuları önceden ayarlamadan yola çıkarsanız çeşitli zorluklar yaşayabilirsiniz.
Bazen dostlarımız soruyor, “sizin aracınız yok, nasıl bu kadar çok gezebiliyorsunuz? diye…Evliya Çelebi’nin torunları olarak “Seyahat ya Resulallah” dedik bir kere, bütün araçlar bizim, olmadı dağ tepe tabana kuvvet yürürüz.
Yola çıkarken asıl amacımız, öncelikle Kapadokya ve çevresini gezmek ondan sonra Tokat ve Amasya ile gezimizi sonlandırmaktı. Ancak Nevşehir’e gelince yaklaşık 80 kilometre (km) uzaklıktaki Kayseri’ye, oradan da Sivas’a geçerek bu şehirlerde birer gün konaklayıp merkezlerde görülecek eserleri ve yerleri kısa süreli de olsa görelim dedik.
Tabii ki herkesin ilgi alanları farklıdır. Kimileri çarşı pazar gezerek alışveriş yapmayı severken bizim gibi bazıları da daha çok antik kent, müze, cami, medrese, kilise, kervansaray, han, hamam, çeşme, köprü vb. yerler gezmeyi sever. Bu anlamda Anadolu tam bir cennet, Hititlerden Likyalılara, Urartulardan Friglere, Roma-Bizans-Selçuklu-Osmanlı derken kaybolup gidersiniz. Sizin çok önem verdiğiniz tarihi bir yere başkası “Hepsi taş işte ne olacak” diyebilir. Zevkler ve renkler olayı…
Hatta benim bir kenti gezerken en çok hayat dersi çıkardığım ve etkilendiğim yerlerin başında mezarlıklar gelir. Oralarda öyle hayat hikayeleri, öyle dramlar, öyle etkileyici yaşamlar var ki şaşar kalırsınız. Her mezar taşı ve üzerine yazılanlar yaşamın ve yaşamanın ne kadar değerli olduğunu hatırlatır. Ama biz insanoğlu gündelik hayatın karmaşası içinde bunu hep unuturuz. Herkese naçizane tavsiyem, yılda en az bir kere bir mezarlık ziyareti yapıp orada birkaç saat geçirmeleri ve biraz düşünmeleri olur. Görebilene mezarlıklarda büyük dersler var. Kavgalar, kıskançlıklar, küslükler, arkadan iş çevirmeler, makam, koltuk sevdası, iktidar ve güç hırsı hepsi boş, sonuçta herkesin buluşacağı yer orası…
Neyse biz dönelim Kayseri’ye…
Otogarın hemen yanından geçen tramvay ile kent merkezine ulaşabilirsiniz. Zaten merkezde görülecek yerler ve çarşı genellikle Kayseri kalesinin de olduğu Cumhuriyet Meydanı ve yakınında yer alıyor. Kale deyince insanın aklına öncelikle yüksek bir tepe çevresinde oluşan surlar ve yapılar geliyor ama Kayseri Kalesi öyle değil. Tam şehrin merkezinde düz bir alanda yapılmış görkemli surlardan oluşuyor.
Kalenin içinde de Kayseri Arkeoloji Müzesi yer alıyor. Müzede özellikle Hitit-Asur ticaret kolonilerinin eserleri ile Kültepe Kaniş’te çıkarılan tabletler dikkat çekici. Ayrıca Roma-Bizans-Selçuklu ve Osmanlı eserleri de görülebilir. Herakles Lahdi burada sergilenen önemli eserlerin başında geliyor.
Kayseri müzesini gezdikten sonra çarşı içinde meşhur Kayseri mantısı ve yağlısını deneyelim dedik. Her ikisi de gerçekten çok lezzetliydi. Özellikle Kayseri yağlısına bayıldık. Zaten buraya gelenlerin çoğunluğu bu lezzetleri denemeden gitmez. Ayrıca Cumhuriyet Meydanı civarındaki dükkanlardan sucuk pastırma ve mantı alışverişi de yapabilirsiniz. Burada en çok tuhafımıza giden de kete ile turşunun gördüğü ilgi oldu. Sadece kete ve turşu satan dükkanlardaki müşteri yoğunluğu şaşırtıcıydı.
Öğleden sonra Kayseri’de nereleri gezdiniz diye soracak olursanız; Hunat Hatun Külliyesi, Selçuklu Uygarlığı Müzesi, Kapalıçarşı, Mimar Sinan’ın eseri olan Kurşunlu Cami, Ulu Cami ve Taş Mektep olarak bilinen tarihi Kayseri Lisesi içinde yer alan Milli Mücadele Müzesi…Ayrıca Cumhuriyet Meydanı ortasında yer alan Saat Kulesi ve Atatürk Anıtı da en çok göze batan eserlerden.
Kayseri’de bir gece konakladıktan sonra ertesi sabah Sivas’a doğru yola koyulduk. Kayseri-Sivas arası yaklaşık 200 km ve 2.5/3 saat sürüyor. Sivas’a da 1 gün ayırdığımız için sadece merkezde yer alan yerleri gezebildik. Gerek Kayseri gerekse Sivas’a yakın çevrelerde görülecek çok güzel doğa harikası yerler........
