menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Beklemek mi vazgeçmek mi?

23 0
03.02.2026

Dünya, uzun zamandır bir şeyler söylemeye çalışıyor. Ama biz ya duymuyoruz ya da duymak istemiyoruz.

Gürültü çok, anlam az. Herkes konuşuyor; kimse gerçekten dinlemiyor. Zaman hızla akarken insanın vicdanı yerinde sayıyor. Belki de sorun dünyanın değişmesi değil; insanın kendini sorgulamaktan vazgeçmesi. Çünkü sorgulamadığımız her şey, bir süre sonra kaderimiz gibi karşımıza çıkıyor.

Bir de her şeyi kendi penceremizden okuma alışkanlığımız var. Irkımız, dilimiz, dinimiz, coğrafyamız, kültürümüz; bize bir kimlik kazandırırken aynı zamanda bir körlük de yüklüyor. Her meseleyi kendi bakış açımıza göre yorumluyor, gerçeği değil işimize geleni görüyoruz. Böyle olunca da anlamaya değil, haklı çıkmaya çalışıyoruz. Dinlemek yerine savunuyor, empati kurmak yerine etiketliyoruz. Herkes haklı, herkes mağdur, herkes öfkeli… Ama sonuçta hep birlikte çuvallıyoruz. Çünkü ortak bir vicdan oluşturmadan, birbirimizin hikâyesini duymadan, dünyayı yalnızca kendi doğrularımızla açıklamaya kalktığımızda sorunları çözmek yerine onları daha da derinleştiriyoruz.

Dünya bugün paslı bir makine gibi çalışıyor. Dişliler gıcırdıyor ama kimse sesi duymak istemiyor. Kirli politikalar, örtülmüş gerçekler ve sürekli ertelenen adalet, insanın zihninde bitmeyen bir uğultuya dönüşüyor. Böyle zamanlarda insan kalabalıktan kaçar; bir patikaya, bir ağacın gölgesine, bir rüzgârın içine sığınmak ister. Şu bir gerçek ki doğa yalan söylemez. “Bekle” der. Ne beklediğini bilir, ne zaman vazgeçeceğini de… Doğada beklemek ile vazgeçmek arasında bir çelişki yoktur.

Tohum toprağın altında bekler; ama bu bekleyiş hareketsiz değildir. Kök salar, çatlar, içten içe genişler. Çünkü doğada beklemek, yönü olan bir süreçtir. Tohum neyi beklediğini bilir: ışığı, suyu, zamanı. Bu yüzden beklemek onda bir duraklama değil, gizli bir harekettir. Göç eden kuşlar, fırtına çıktığında yön değiştirir ama durup sonsuza kadar beklemezler. Çünkü........

© Medya Günlüğü