Ah şu “kaliteli Türk medyası”
Türk medyasının içler acısı haliyle ilgili olarak bizzat gazeteciler, politikacılar, siyaset bilimciler, sanatçılar, spor insanları ya da vatandaşlar tarafından söylenmiş sayısız özlü söz var.
Ancak içlerinden bir tanesini diğerlerinden ayrı tutmak gerekiyor. Çünkü ironik ama bu sözü bir futbolcu, hem de yabancı bir futbolcu söylemiş. 2003-2005 yılları arasında Fenerbahçe’de oynayan Hollandalı Pierre van Hooijdonk 19 Ekim 2005 tarihinde Twitter (şimdiki X) hesabından Beyaz TV’deki bir programın ekran görüntüsünü paylaşırken, “Günaydın Quality Turkish Media” (Kaliteli Türk Medyası) yazdı ve cümlenin sonuna bolca ünlem ekledi. Hooijdonk’u kızdıran, Hollanda medyasındaki bir röportajının Türkçeye yanlış ve çarpıtılmış çevrilmesiydi. Tepkisini de Türk medyasının kalitesizliği ile dalga geçerek göstermeyi tercih etmişti.
Aradan 21 yıl geçmiş, değişen bir şey yok, daha doğrusu dibin dibine yolculuk sürüyor. Ama Türk medyası bugün yerlerde sürünse de artık uzak sayılan geçmişe bakıp ağıt yakmanın bir anlamı yok. Doğru, eskiden belki bugünkü durumda değildi ama Türkiye’de medya her zaman defoluydu.
Defolarının başında da “emek hırsızlığı” geliyor; yani bir başkasının emek harcayarak yaptığı haberin üzerine yüzsüzce konmak. Bu kuşaktan kuşağa aktarılan bir genetik miras sanki.
Perşembe günü 19.30 civarında Medya Günlüğü’nde Fuad Safarov imzasıyla “MHP’nin sürpriz Moskova seferi” başlıklı bir haber yayına girdi. Haber, MHP Genel Başkan Yardımcısı ve Samsun Milletvekili İlyas Topsakal’ın, parti lideri Devlet Bahçeli’nin “ABD-İsrail........
