menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İhracat rekoru mu ithalat bağımlılığı mı?

33 0
11.09.2026

Türkiye’nin ihracatı 2025 yılında 273,4 milyar dolara ulaştı. Aynı yıl ithalat 365,5 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Dış ticaret açığı 92,1 milyar dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı ise yüzde 74,8 oldu. 2026 yılı Ocak-Ağustos döneminde ise, ihracatımız 185 milyar dolara, ithalatımız 250 milyar dolara ulaştı. 

Bu rakamlar Türkiye’nin üretim ve ihracat kapasitesinin büyüdüğünü gösteriyor. Fakat ihracattaki artışın ülkenin dış kaynak ihtiyacını ne ölçüde azalttığı da ayrıca değerlendirilmelidir. İhracatın 100 milyar dolara ulaşması üzerine yapılan törenleri izlerken yıllar önce sorduğum soru bugün de geçerliliğini koruyor:

İhracat rakamı büyürken ekonominin niteliği gerçekten gelişiyor mu?

Bu sorunun yanıtı yalnızca ihracat toplamına bakılarak verilemez.

Rekor ihracat ne anlatıyor?

İhracat, bir ekonominin dünya pazarlarına açılma gücünü gösteren önemli göstergelerden biridir. Firmaların dış pazarlarda rekabet edebilmesi, üretim kapasitesinin artması, markaların uluslararası alanda tanınması ve döviz kazandırıcı faaliyetlerin genişlemesi önemlidir.

Bununla birlikte ihracat rakamı, üretimin ne kadarının Türkiye’de gerçekleştirildiğini tek başına göstermez. Bir ürünün ihraç edilmesi, o ürünün bütün ekonomik değerinin ülkede yaratıldığı anlamına gelmez. İhraç edilen ürünün içinde ithal enerji, ham madde, ara malı, teknoloji ve yazılım bulunabilir. Bu nedenle brüt ihracat ile ülke ekonomisinde kalan gerçek katma değeri birbirinden ayırmak gerekir. Yüz dolarlık ihracatın ne kadarının yerli üretimden, ne kadarının ithal girdilerden oluştuğu bilinmeden ihracat artışını doğrudan refah artışı olarak değerlendirmek doğru olmaz.

İthalatın yapısı da ihracat kadar önemli

İthalat çoğu zaman yalnızca ekonomiye yük getiren bir unsur olarak ele alınıyor. Oysa ithalatın........

© Medya Günlüğü