menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Barbarları beklerken

18 53
13.02.2026

Hava karardı ve barbarlar görünmedi.

Sınır boylarından gelen adamlarımız

Artık ortalıkta hiç barbar kalmadığını söylüyor.

Peki, barbarlar olmadan ne yapacağız şimdi?

Bir tür çözümdü bizler için bu adamlar.

K.P. Kavafis

Samuel P. Huntington Medeniyetler Çatışması kitabını yazalı tam 30 yıl oldu. Soğuk savaşta dünyadaki temel çatışmanın “kapitalizm-sosyalizm” ekseninde şekillendiğini savunan Huntington’a göre soğuk savaş sonrası çatışmalar dinler, kültürler, gelenekler arasında yaşanacaktı.

11 Eylül 2001’de ABD’deki Dünya Ticaret Örgütü binalarının El Kaide tarafından vurulması sonrasında dönemin ABD Başkanı George W. Bush, önce Afganistan’a sonra Irak’a savaş ilan ederken bu medeniyetler çatışması tezlerini sonuna kadar kullandı. Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren Afganistan ve Irak işgalleri, “barbar” Ortadoğulular ile “medeni” Batı arasındaki bir savaş olarak resmedildi. Buralardaki halklar kendi çıkarlarını kollayamıyorlardı, dolayısıyla ABD bombaları bu ülkelerde yaşayan halklara “demokrasi” götürecekti. Bush, kendi ulusunun “İslamofaşizme” karşı bir savaşta olduğunu duyuruyordu.

Bu dönemde Afganistan ve Irak savaşlarını meşrulaştırmak için kullanılan bu kavramlar zaman içinde muhalefete ve sola da sirayet etti. 2011’de Arap dünyasında devrimlerin başlaması ve bunun içinde bazen İslamcı güçlerin öne çıkması bu kavramların kullanılışını yaygınlaştırdı. Ancak özellikle 2011 sonrasında Suriye’deki iç savaş sırasında açıkça bir karşı devrimci güç olan IŞİD’in ortaya çıkması ve videolar aracılığıyla yaptıkları katliamları, insanlara uyguladıkları şiddeti bir medya şovuna dönüştürmesi “barbarlık” sözünün yaygınlığını arttırdı. Son dönem Suriye’de HTŞ öncülüğünde rejimin Rojava saldırısı sırasında da “barbarlar”, “çeteler” gibi tabirler çokça karşımıza çıktı.

“Barbarlık”, “çağdışılık” gibi kavramlar öfkemizi dışa vurmaya yardımcı oluyor olabilir ancak bize doğruyu gösterme konusunda işlevsiz olduklarını ve gerçekte olan biteni görmememize yol açtıklarını düşünüyorum. Suriye’de yeni rejimin arkasında sapasağlam duran ABD başta olmak üzere çeşitli emperyalist veya altemperyalist güçleri görmediğimizde olan biten bir grup “çağdışı manyağın” saldırısı şeklinde resmedilmiş oluyor. Emperyalistlerin........

© marksist.org