Ramazan da oruç tutamamanın da bir adabı vardır
Ramazan da oruç tutamamanın da bir adabı vardır
Muhammed Zahir Yıldız
On bir ayın sultanı Ramazan-ı Şerif; her akıl sağlığı yerinde ve baliğ olan Müslüman üzerine farz kılınmış mübarek bir ibadet iklimidir. Ancak hayatın gerçekleri içinde; hastalık, yolculuk veya kadınlara mahsus özel haller gibi meşru mazeretler, kişiye oruç tutmama ruhsatı tanır. Rabbimiz bu kolaylığı şöyle beyan buyurur:"Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa, tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin." (Bakara Suresi, 184)Ancak unutulmamalıdır ki; bir mazeret sebebiyle oruç tutamamak, Ramazan’ın kutsiyetine karşı sorumluluklarımızı ortadan kaldırmaz. Oruç tutamamanın da tıpkı oruç tutmak gibi bir edebi ve adabı vardır.Toplumumuzda sıkça duyduğumuz "Allah’tan saklamadığımı kuldan mı saklayacağım?" sözü, ne yazık ki ciddi bir yanılgı ve edep noksanlığıdır. İslam ahlakında aslolan, kişinin kusurunu ve mazeretini setretmesi, yani örtmesidir. Sevgili Peygamberimiz (sav) şöyle buyurmuştur:"Ümmetimin hepsi affedilmiştir, ancak günahını alenen işleyenler müstesna!" (Buhari, Edeb 60)Fıkıh metodolojisinde de açıklandığı üzere; gizli işlenen bir hatanın affı Allah’ın rahmetine kalmışken, alenen ve fütursuzca sergilenen bir günah, toplumsal bir fesada ve "şahitliğe" dönüştüğü için vebali çok daha ağırdır. Sokak ortasında mazeretsizce veya mazeretini teşhir ederek yemek içmek, sadece bir ibadeti terk etmek değil, aynı zamanda müminlerin hakkına girmek ve kutsal zamana hürmetsizlik etmektir.Mazeret, Hürmetsizlik Hakkı VermezÖzel durumu sebebiyle oruç tutamayan bir hanımefendi, şeker hastası veya kalbi rahatsız olan bir mümin; bu mazeretini bir "özgürlük" alanı olarak görmemelidir. Şifa için gerekli olan gıda ve ilacı alırken bunu gizlilikle yapmalı; sokaklarda, kafelerde veya kalabalık ortalarda sigara, çay veya yemekle oruçsuzluğunu ilan etmemelidir.Ramazan’a hürmet göstermek, oruç tutanların halinden anlamak ve bu mübarek zamanın manevi dokusunu zedelememek gerçek bir mümin ferasetidir. Mazereti olduğu halde çarşıda, pazarda pervasızca yiyip içen kimse, şeklen mazeretli olsa da manen oruç yemiş gibi büyük bir sorumluluk altına girer.Ramazan sadece mideye vurulan bir kilit değil, ruha giydirilen bir edep hırkasıdır. Mazeretimiz sebebiyle bu hırkayı tam giyemesek de, onu kirletmemekle mükellefiz. Rabbimiz bizleri, mazereti olsa dahi Ramazan'ın kadrini bilen ve ona hürmet eden kullarından eylesin.
