menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ekranlarda Zehir, Sokaklarda Çürüme: Bu Gençlikten Ne Bekliyorsunuz?

20 60
15.02.2026

Ekranlarda Zehir, Sokaklarda Çürüme: Bu Gençlikten Ne Bekliyorsunuz?

Ekranlarda Zehir, Sokaklarda Çürüme: Bu Gençlikten Ne Bekliyorsunuz?

Televizyon ekranlarını açıyoruz…

Bir adam elinde silah, “rajon kesiyor.”

Bir başka sahnede ihanet alkışlanıyor.

Uyuşturucu kullanan karakterler “karizmatik” gösteriliyor.

Anne babasını öldürenler, ensest ilişkiler, aile içi şiddet…

Hepsi prime time’da, en çok izlenen saatlerde, en çok konuşulan dizilerde.

Bu gençlikten ne bekliyorsunuz?

Bir toplumun aynası ekranlardır derler. Ama ayna kirliyse, gösterdiği yüz de kirlenir. Sürekli şiddeti, ihaneti, çürümeyi ve suçu izleyen bir genç zihin; bunları zamanla “olağan” görmeye başlar. Normalleşen her kötülük, yarının sıradan davranışı olur.

Bugün televizyonlarda;

• Hap kullanan karakterler “cool”

• Mafyatik tipler “karizmatik”

• İhanet edenler “güçlü”

• Aileyi yıkanlar “cesur”

• Vicdanlı olanlar ise “zayıf” gösteriliyor.

Bu bilinçli ya da bilinçsiz bir yönlendirme değil midir?

Gençler rol model arar. Kimlik arar. Güç arar.

Siz onlara silahı güç diye sunarsanız, sevgiyi zayıflık diye öğretirseniz, sabrı aptallık gibi gösterirseniz; yarın o genç hangi değerle büyüyecek?

Bir ülkenin geleceği, üniversite binalarıyla değil; değer inşasıyla yükselir.

Eğitim sadece matematik öğretmek değildir. Eğitim; vicdan öğretmektir, merhamet öğretmektir, sınır öğretmektir.

Ama biz ne yapıyoruz?

Reyting uğruna kötülüğü parlatıyoruz.

Kamera açısı, dramatik müzik, ağır çekim sahneler…

Katil kahramana dönüşüyor.

Çürüme, romantize ediliyor.

Sonra dönüp diyoruz ki:

“Bu gençler neden saygısız?”

“Bu gençler neden şiddete meyilli?”

“Bu gençler neden bağımlı?”

Çünkü zihin, sürekli gördüğünü kanıksar.

Kanıksanan her kötülük, iç direnç duvarını yıkar.

Toplum bir günde bozulmaz.

Yavaş yavaş, sahne sahne, replik replik aşınır.

Ahlak bir anda çökmez; küçük küçük tavizlerle zayıflar.

Elbette sanat gerçeği anlatmalıdır. Elbette suç da işlenebilir senaryoda. Ama mesele nasıl anlatıldığıdır.

Suçu eleştirmek başka, suçu cazip göstermek başkadır.

İhanetin yıkımını göstermek başka, ihaneti heyecan unsuru yapmak başkadır.

Bugün ekranlarda aile çökerse, yarın sokakta da çöker.

Bugün ihanet normalleşirse, yarın sadakat nadirleşir.

Bugün uyuşturucu sıradanlaşırsa, yarın bağımlılık artar.

Biz neyi konuşturuyoruz?

Reyting için değer mi harcanır?

Para için toplum riske atılır mı?

Gençliğin zihni bir deney tahtası mıdır?

Ekran sadece bir cam değildir.

Ekran bir öğretmendir.

Bir kültür inşa edicidir.

Bir zihniyet üreticisidir.

Ve her sahne bir tohumdur.

Bugün attığınız tohum;

Yarın ya merhamet olarak büyür…

Ama sonuç hepimizin olacak.

Bu Gençlikten Ne Bekliyorsunuz?”

“Ekranlarda Zehir, Sokaklarda Çürüme: Bu Gençlikten Ne Bekliyorsunuz?”


© Mardin Life