menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

HUKUKSUZLUKLARA DUR DEME CESARETİ VE ZARURETİ

43 0
25.03.2026

Hakimler ve Savcılar Kurulu geçtiğimiz yıllarda ortaya çıkan yargıda rüşvet iddiaları üzerine bunun soruşturmasını bir başsavcının yapamayacağı, ancak kendisinin yapabileceği gerekçesiyle dosyayı başsavcılıktan almıştı. Ama sonrasında bu iddialara ilişkin olarak hiçbir açıklama yapılmadı. Ben sıklıkla bu rüşvet ve karar tarife iddialarının araştırılmasını, bu konuda soruşturma yapılıp yapılmadığının, yapıldıysa sonucunun ne olduğunun kamuoyuna açıklanmasını istedim. Ancak bu konuda araştırılan ve açıklanan hiçbir husus olmadı. Şimdi aynı söylemlerimi tekrar ediyorum ve yeniden soruyorum: Yargıda rüşvet alan hakim, savcı ve başkaca memur var mı? Rüşvet alan polis, asker, bekçi gibi kolluk görevlisi var mı? Hatta yetkileri sınırlı olan özel güvenlikler arasında rüşvet alan var mı? Peki bu sayılanlardan ve diğer devlet memurlarından rüşvet alan varsa tüm bunlara rüşvet verenler arasında avukat var mı? Bugüne dek bu soruların cevapları hiç araştırıldı mı? İddialar, isnatlar, şikayetler, ihbarlar ve çeşitli suç duyuruları üzerine ne yapıldı? Ya da işlem yapıldı mı? Yapılan işlem, başlatılan hukuki süreç oldu mu? Bu süreçte hangi tespitler yapıldı? Kimlerin rüşvet aldığı, kimlerin rüşvet verdiği tespit edildi? Kimlere ceza verildi? Kimler devlet memurluğundan atıldı, kimler görevlerinden alındı? Bu soruların cevapları kamuoyuna açıklandı mı? Açıklandıysa ne zaman açıklandı? Açıklanmadıysa neden hala açıklanmadı?

İfade edilen hukuksuzluklar dışında açıkçası ben kamu görevlilerinin mal beyanında bulunmaları usulünün yetersiz olduğunu ve hakim, savcı, kaymakam, vali, asker, polis ve diğer tüm devlet memurlarının aktif ve pasif tüm mal varlıklarının listelerini sunmaları için gerekli düzenlemelerin yapılması gerektiğini düşünüyorum. Mal beyanından kısa süre önce on adet gayrimenkulü olan bir devlet memuru, bunlardan dokuzunu devredip mal beyanında yalnızca bir adet gayrimenkulünü gösterebilir. Bu yüzden ivedilikle tüm devlet memurlarının, tüm meslek hayatları boyunca aktif ve pasif, araç ve taşınmaz mal varlığı bilgilerini sunmalarının zorunlu kılınmasını ve banka hesap hareketlerinin belirli tutarın üzerinde ve günlük işlem sayısı ile sıklığı dikkate alınarak araştırılmasını istiyorum.

Bunun dışında günümüz Türkiye koşulları ve ülkemizin içinde bulunduğu anormal, olağanüstü durumlar dikkate alındığında tüm devlet memurları ve sözleşmeli personeller için işe girişlerinde ve devamında belirli aralıklarla alkol bağımlılıklarının olup olmadığı, uyarıcı ve/veya uyuşturucu madde kullanıp kullanmadıkları yönünde zorunlu test uygulaması ve test sonucunun kamu kurum ve kuruluşlarına sunulması zorunluluğu getirilmesini istiyorum.

Yine yıllardır çeşitli açıklamalarımda Yargıtay'da yatak ve/veya dinlenme odaları, hatta banyolar olduğu ve Yargıtay binasında cinsel birliktelik yaşandığı şeklindeki ahlak dışı iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığını delilleriyle kamuoyuna açıklanmasını istedim. Ancak bugüne kadar hiçbir açıklama yapılmadı. Yakın zamanda da uyarıcı ve/veya uyuşturucu madde ticareti ve fuhuş operasyonlarında alınan ifadelerde bazı yüksek mahkeme hakimleri, savcılar ve onlara yakın avukatlar hakkında cinsel birliktelik iddiaları gündeme geldi. Birkaç yıl öncesi yakın geçmişte Yargıtay’da var olduğu belirtilen ve haberlere konu olan yatak/dinlenme odası, banyo ve cinsel birliktelik şeklindeki iddiaların üzeri kapatılmasaydı, bugün yeni yeni hukuksuz ve ahlak dışı çirkin iddialar gündeme gelmezdi. Zira varsa bunları yapanlar çoktan mesleklerinden atılmış olurdu.   Görüldüğü üzere ülkemiz kirli ellerin elinde sürekli olarak kirletilmek istenmektedir. Ülkemizi, Türkiye’yi, Türk yargısını, Türk hukuk sistemini kimsenin kirletmeye ve lekelemeye hakkı yoktur. Ülkemiz hukuk sistemi insan eliyle kirletilmekte, sağlıksız bir yapıya dönüştürülmek, hatta yok edilmek istenmektedir.........

© Manisa Meydan Gazetesi