menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Erzurumlu İbrahim Hakkı ve Manzum Akidesi

10 6
07.03.2026

1703’te Erzurum’un Hasankale ilçesinde doğup 1780 tarihinde Siirt/ Tillo’ da vefat eden Erzurumlu İbrahim Hakkı, Osmanlı’nın son dönemlerinde yaşamış ancak el Harezmi, Cabir b. Hayyan ve Gazali geleneğini sürdüren bir İslam bilginidir.Kendisi bir hadisçi bir tefsirci; bir fizikçi, bir matematikçi vb olmamasına rağmen yukarıda isimlerini andığım zatlar gibi, o alanların hepsinde derinleşmiş ve güçlü eserler vermiş ‘velud’ bir İslam alimidir.Ayrıca İbrahim Hakkı Arapça, Farsça ve Türkçe şiirler yazacak kadar bu dillere hakim ve çok usta bir şairdir.İbrahim Hakkı’nın önemli bir yönü de tıpkı Gazali gibi, halkın inanç ve amelde İslami bir çizgide yaşamaları için çok yönlü eserler kaleme almış olmasıdır. O bir yandan Astronomi alanında ‘Üsturlab’ı kullanacak düzeyde çalışmalar yaparken, diğer yandan da sırf halkın imanı ve İslami yaşantısı için onları bilgilendirici ve aydınlatıcı eserler yazmıştır. Bunun en açık göstergesi bölgedeki Araplar ve Türkler için her iki dilde de kaleme aldığı ‘Cevahiru’l İman’ isimli nesir türünden bir eseridir. Türkçeye de ‘İman Cevherleri’ adıyla tercüme de edilen bu eser her iki dilde de kısa, öz ve halkın rahatlıkla anlayacağı bir dilde İslam’ın iman hakikatlerini anlatmıştır. Bugün dahi herkesin okuyup özet bilgi edineceği harika bir eserdir.İbrahim Hakkı Hz’leri iman konularını nesir halinde yazmanın yanında, aynı konuları halkın okuyup rahatlıkla hafızasına alacağı (ezberleyeceği) sonra da hayatı boyunca üzerinde çalışmalar yaparak düşünerek araştırarak gelişeceği, geliştireceği şiirler de kaleme almıştır. Bunların en önemlilerinden birisi de O’nun MANZUM AKİDE isimli eseridir. Bu eser Anadolu’da baştan başa herkesin daha çocukken ezberlediği ve üzerinde çalışarak iman konularında derinleştiği bir eser olmanın yanında Balkanlarda da aynı işlevi görmüştür. Yıllar önce Edirne’de bir sohbet esnasında, belli bir yaşın üzerindekilerin bunu ezberlemiş ve hayatı boyunca da düstur edinmiş olduklarını görmüştüm.Şüphesiz bugün daha değişik eserler yazılmıştır, yazılması da gerekli olduğuna inanıyorum.Ancak bu mübarek Ramazan’da ‘Osmanlı’dan bir esinti’, ‘diriltici bir nefes’ ve Osmanlıca’ farkındalık oluşturması dileği ile o Manzum Akide’nin bir bölümünü sizlere arz ediyorum. Bugün dahi hepimizin rahatlıkla ezberleyeceğimiz ve üzerinde düşüneceğimiz önemli bir eserdir.Ramazanınız bu kasideyle daha da feyizli, bereketli ve huzurlu olsun.

İBRAHİM HAKKI’NIN MANZUM AKÎDESİ

Hudâ Rabbim, nebîm hakka Muhammed’dir Rasûlüllah.Hem İslâm dînidir dînim, kitâbımdır kelâmullah.Akaid içre ehl-i sünnet oldu mezhebim cem’an,Amelde Ebû Hanife mezhebimdir mezhebim vallah.Dahi zürriyyetiyim Hazret-i Adem nebînin hemHalîl’in milletiyim, dahi kıblem Kâbe beytullah.Bulunmaz Rabbimiz’in zıddı ve ne niddi misli àlemde,Ve sûretten münezzehtir, mukaddestir teàlâllah.Şerîki yok, berîdir doğmadan, doğurmadan ancak;Ehaddır, küfvü yok, İhlâs içinde zikreder Allah.Ne cism ü ne arazdır, ne mütehayyiz ne cevherdir.Yemez, içmez, zaman geçmez, berîdir cümleden Allah.Tebeddülden, tegayyürden dahi elvân ü eşkâlden,Muhakkak ol müberrâdır budur selbî sıfatullah.Ne göklerde, ne yerlerde, ne sağ ve sol ve ön ardda;Cihetlerden münezzehtir ki, hiç olmaz mekânullah.Hudâ vardır, velî varlığına yok evvel ü âhir;Yine ol varlığıdır kendinden, gayrı değil vallah. 22. 02. 2026Prof. Dr. Ömer ÖZYILMAZ


© Maarifin Sesi