menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gümüşhanevi ve vakıf kütüphaneler

20 1
23.01.2026

Eskiden kitaba ulaşılamıyordu. 1970 ve 1980’li yıllarda kitap kemiyeti çoğaldı ve yayıncılar arttı. Şimdi de yayıncılık eskisine göre biraz geriledi ve yavaşladı. İdealist anlamda okuma oranı düştü. Şimdi insanlar öğrenme merakıyla alakalı değil işleriyle ilgili okuyorlar. Halk bolluktan dolayı pek kitaba rağbet etmiyor. İlgi daha ziyade dijital dünyaya kaydı. Kitaba dair eski aşk ve şevk kırıldı. Bununla birlikte bolluktan dolayı ya da insanların ideallerini bir kenara bırakmalarından ötürü kitaba rağbet azaldı. Kitaba rağbet olmayınca da neşriyatta da eski hız görülmüyor. Bununla birlikte 19 yüzyıl ve benzeri dönemlerde kitaba ulaşmak zor olduğundan dolayı kimi ehli himmet vakıf kütüphaneler fikrini veya uygulamasını ortaya atar. Bunlardan birisi Nakşibendi meşayıhından Ahmet Ziiyaüddin Gümüşhanevi’dir. 19’uncu yüzyıl Nakşibendiliği hassaten Halid Bağdadi ve halifeleri alp-eren kisvesindedirler. Gece külahlı gündüz silahlı kabilinden. Yani hem tekkede hem kütüphanede hem de er meydanından eksik olmazlar. Osmanlı can çekişmektedir. Bu nedenle dayanaklara ihtiyaç vardır. Bu dayanaklar ise hem fiziki hem de metafiziki yani manevidir. Nakşibendilik ve Şeyh Halid-i Bağdadi bu manevi dayanaklardan birisidir. Onun halifelerinden olan Şeyh Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi kitap açığıyla alakalı olarak bir proje geliştirir. Doğu Karadeniz yöresinde üç kütüphane tasarlar. Rize-Güneyce,........

© Maarifin Sesi