menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum Mu?

6 0
17.10.2026

Öğrendiğimiz, algıladığımız ve yaşadığımız olayları/durumları zihinde tutma ve hatırlama yeteneğine genel olarak hafıza diyoruz. Başka bir deyişle hafızamız toplamak, korumak ve muhafaza etmek ile görevlidir. Shala (2018) yaptığı bir çalışmada ise hafızayı, insanın geçmişten şu anına ve geleceğine dokunan, nefis ve akıl yetisi olarak ifade etmiş.

Hafızayı ise üç şekilde kategorize ediyoruz. İlk olarak çevreden alınan bilgilerin hızlıca sinir sistemine uğrak yaptığı duyusal hafızadır. İkinci olarak kişinin bilgileri çok kısa sürede kullanacak kadar akılda tuttuğu kısa süreli hafızadır. Üçüncüsü ise bilgilerin depolandığı, daha sonra kullanılmak üzere saklandığı uzun süreli hafızadır.

Hafıza ile ilgili genel bir bilgi verdikten sonra yazının asıl konusuna değinmek istiyorum. Konumuz “duymak”.

Okullar açılalı çok kısa bir süre oldu ve gerek yakın geçmişte, gerekse daha birkaç gün öncesinde dünya sağlık örgütüne göre çocuk dediğimiz yaştaki kişilerin kendi okullarında ve ya başka okullarda ki çocuklara şiddet (boyutu daha büyük ama bu şekilde ifade etmek istiyorum) uyguladığı haberleri yayınlandı.

Bizler neler duyuyoruz?

Bu çocuklar bunları nereden öğreniyor?

Günümüzde şiddetin, hakaretin, kötülüğe doğru gitmenin arkasındaki sebep nedir?

İnsanoğlu duyarak, görerek öğreniyor. Gebeliğin 5.haftasında beyin ve kalp oluşmaya başlıyor (genellikle 7.haftada kalp sesi duyulur). Yani daha 5 haftalık bir kan pıhtısı içinde mükemmel bir sinir ağı ve atan bir kalp oluşuyor. Ve araştırmalar 18. hafta itibariyle bebeğin duymaya, 24-26.hafta itibariyle de işitsel farkındalığının........

© Maarifin Sesi