menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeter Bize Vefa Elbiseleri

15 0
15.06.2026

Merhum Mehmet Akif İnan’ın şiirleri; medeniyet hafızasını, metafizik duyarlığı ve insanın iç dünyasındaki direnişi aynı potada eriten güçlü ve derin şiirlerdir. Onun dizelerinde yalnızca bireysel bir hüzün değil; aynı zamanda unutulmuş şehirlerin, yorgun kalplerin ve kaybolan insanlığın sesi duyulur. Bu yüzden Akif İnan’ın şiiri çoğu zaman bir ağıt kadar içli, bir çağrı kadar sarsıcıdır. Bu içli ve sarsıcı sesin, bende silinmez izler bırakan parçalarından biri de işte şu mısralardır:

“Bütün giysileri yırtsak yeridir, yeter bize vefa elbiseleri…”

Bu mısralar uzun yıllardır zihnimde ve kalbimde yankılanır; her okuyuşumda beni farklı düşüncelere, duygulara ve insanın hakiki anlamına dair derin sorgulamalara sürükler. Çünkü bu mısralarda estetik bir söyleyişin ötesinde; modern insanın ruhsuzlaşmasına ve gösterişle büyüyen fakat manen eksilen çağımıza karşı yükselen güçlü bir ahlâkî itiraz vardır.

Akif İnan, eşyanın ve maddenin ağırlığı altında ezilen modern zaman insanına bir çıkış yolu gösterir. Onu yeniden hakikate, ruha ve özüne dönmeye davet eder. “İdrakimize giydirilmiş deli gömlekleri”nden sıyrılmayı; ruhumuzun üzerine çöken kasveti, suniliği ve yabancılaşmayı aşarak yeni bir nefesle dirilmeyi teklif eder. Çünkü insanı tüketen şey yoksulluk veya yalnızlık değildir; insanın kendi özünden uzak düşmesi, ruhunu örten sahte elbiselerin içinde kendisini unutmasıdır. Bu yüzden bu mısralar sadece bir yakınma değil; aynı zamanda insanı yeniden kendisine, hakikate ve kaybettiği iç huzura çağıran derin bir diriliş çağrısıdır.

Vefa yalnızca bir duygudan ibaret değildir; aynı zamanda insanın ahlâkını, sadakatini ve iç dünyasındaki olgunluğu gösteren bir ölçüdür. Bir bakıma vefa, insandaki tekâmülün nişanesidir. İnsan Rabbine karşı vefalıysa iyi bir kul, anne babasına karşı vefalıysa hayırlı bir evlat, eşine karşı vefalıysa güven veren bir yol arkadaşı, hocasına karşı vefalıysa gerçek bir talebe olur. Çünkü vefa, insanın yalnızca hatırlama biçimini değil; bağ kurma biçimini de gösterir. SørenKierkegaard’a göre insan, zamanın yıpratıcılığına karşı verdiği sözü koruyabildiği ölçüde karakter sahibi bir şahsiyete dönüşür. Kadim medeniyetimizde ve tasavvuf........

© Maarifin Sesi