menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Gönül Bahçesinin Yalnızlığı ve Vuslat Reçetesi

80 0
20.06.2026

Benliğimizi bir sarmaşık gibi kuşatan o derin, ruhi yalnızlıktan sıyrılmanın ve iç huzurun vahasına ulaşmanın elbette yolları vardır. Bu derdi bir psikoloğun masasına bıraksanız, size kendi penceresinden akli, mantıki belki de modern sayılabilecek reçeteler sunacaktır. Bizim durduğumuz yer ya da baktığımız açı onların konumuyla birebir örtüşmeyebilir ancak nihayetinde söylenecek sözlerin esası üç aşağı beş yukarı bellidir. Onların masaya koyduğu not kağıdında şular yazabilir: “Kendinizle barışın, ruhunuza dokunacak meşgaleler edinin, hayatın ritmini keşfedin, insani bağlarınızı güçlendirin; duanın esenliğine sığının ve etrafınızda dilsiz dostlarımız olan hayvanlarla bir kardeşlik hukuku kurun… “ 

Bunların her biri şüphesiz doğru, her biri kıymetlidir. Geçen yazımızda da fısıldayarak söylemeye çalıştığımız gibi; asrımızın insanı, maddi refahın dik yamaçlarına tırmanırken, kendi etrafında dönen o yapayalnız iç dünyasında tam manasıyla huzuru bulamamış, pırıltılı bir kimsesizliğin içine düşmüştür. Belki dertleri teşhis babında kendi zaviyemizden birkaç kelam etmiş olabilir boyumuzdan büyük tespitlerde bulunmuş olabiliriz. Tespitleri şahsi yahut afaki bulanlar mutlaka çıkacaktır. Nitekim bit tecrübe gördüğümüz bu hakikati kimseyle bir münazara konusu yapma niyetinde de değilim. Benim yegane gayem; kaynağını Kur’an ve Sünnet’ten alan, Saadet Asrı’nın kalbinde filizlenip, bin yıldır bu topraklarda ruhları doyuran o ezeli hayat reçetesinden bahsetmektir. Bakışımın pusulası da, ufku da bu çerçevenin içindedir. Bu deryanın genişliğini işin erbabı bilir ve şüphesiz en güzel şifa reçetelerini onlar sunarlar. Biz ise burada ancak o deryadan birkaç damlaya işaret edebiliriz. Yazıp çizmenin, anlatıp okumanın gayesi de bu olsa gerektir.

Yalnızlık Değil, Halvet; Kimsesizlik Değil, Ünsiyet

İslam’ın udesinde yer alan tenhaya çekilmek, inzivaya çekilmek, halvete ya da itikafa girmek gibi kavramlar, aslında modern anlamda bir “yalnızlık” değildir. Zira mutlak yalnızlık(eşsiz ve tek olma anlamında) ancak ve ancak Yaratıcı’ya mahsustur. Bir Müslüman, kelimenin tam anlamıyla asla yalnız kalamaz; çünkü onun her nefeste, her adımda kalbini izleyen ve idare eden bir Rabbi vardır. Bir kulun Allah ile baş başa kaldığı o demler; iç ve dış huzurun birbirine kavuştuğu, güven ve emniyetin zirveye taht kurduğu en tatlı, en latif anlardır. İnsan, Rabbi ile beraberken; ister........

© Maarifin Sesi