menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Okulun Kapısında Kaybolan Güven

18 0
15.04.2026

Son günlerde Türkiye’nin farklı illerinde yaşanan ve faili yine “öğrenci” olarak anılan saldırılar, hepimizin yüreğinde derin bir sarsıntı oluşturdu. Okul gibi en güvenli olması gereken mekânlarda yaşanan bu olaylar, sadece bir güvenlik meselesi değil. Çok daha derin, çok katmanlı bir toplumsal kırılmanın işaretidir.

Oysa bizler, öğretmeni gördüğümüzde ayağa kalkan, adını duyduğumuzda saygı duyan bir kültürün içinden geliyoruz. Okul, bir mahallenin en kıymetli yeriydi. Sadece eğitim verilen bir bina değildi. Ahlakın, saygının, insan olmanın öğretildiği bir yuvaydı. O kapıdan içeri giren herkes, bir değerle buluşurdu.

Bugün okullar, yalnızca akademik bilginin verildiği ama duygusal, sosyal ve ahlaki bağların giderek zayıfladığı alanlara dönüşmeye başladı. Zorunlu eğitim sistemi içinde, aidiyet geliştirememiş, kendini ifade edememiş, anlaşılmamış bireyler yetişiyor. Bu bireyler, zamanla öfkesini yönetecek alan bulamadığında, en yakınındaki yere okula yöneltiyor.

Ancak burada tek bir suçlu aramak, meseleyi basitleştirmek olur.

Aileler, öğretmeni değersizleştiren söylemleriyle farkında olmadan çocuklarının gözünde otoriteyi zayıflatıyor. Eğitim sistemi, öğrenciyi merkeze alırken öğretmenin itibarını korumakta yetersiz kalabiliyor. Dijital dünya ise şiddeti sıradanlaştırarak genç zihinleri duyarsızlaştırıyor. En önemlisi bizler yani toplum, değerleri konuşmayı bırakıp sadece sonuçları tartışır hale geliyoruz.

Bugün “suçlu kim?” diye sorduğumuzda aslında aynaya bakmak zorundayız.

Çünkü okul sadece dört duvardan ibaret değildir. Okul; aileyle, toplumla, değerlerle birlikte var olur. Eğer bir yerde saygı eksiliyorsa, bu sadece öğrencinin değil, o öğrenciyi yetiştiren, yönlendiren, örnek olan herkesin sorumluluğudur.

Çocuğunu “en güvenli yere” emanet ettiğini düşünen veli, o güvenli alanın inşasında da pay sahibidir. Öğretmeni itibarsızlaştıran her söz, okulun duvarından bir tuğlayı eksiltir. Ve bir gün o duvar, hepimizin üzerine yıkılacak kadar zayıflar.

Şimdi yeniden düşünme zamanı.

Okulu sadece akademik başarıyla değil, değerlerle yeniden inşa etme zamanı. Öğretmeni yeniden toplumun saygın merkezine yerleştirme zamanı. Çocuklara sadece bilgi değil, öfke yönetimi, empati ve saygı öğretme zamanı.

Güven bir anda kaybolmaz ama yeniden inşa edilmesi, hep birlikte mümkün olur.


© Maarifin Sesi