Eksik bayram!
Bugün 1 Mayıs... Hani takvimlerde, “Emek ve Dayanışma Günü” diye geçen, ama bu topraklarda çoğu zaman “sabır ve dayanma sınavı”na dönüşen gün...
Ama önce bir hatırlayalım: Bugün bu ülkede işçi olmak ne demek?
Aynı işi yapıyor, ama kadrolu değil... Güvencesi yok...
Arkadaşlarıyla aynı üretimi yapıyor, ama yarın kapının önüne konulma ihtimali cebinde taşıdığı kimlik gibi duruyor...
Fabrikada çalışıyor. Mesai üstüne mesai... “İşin var, şükret” denilerek susturuluyor. Ama o işyerinin kapısından çıkan arkadaş tabutlarını sayıyor!
Diplomalı ama işsiz... Ya da iş bulmuş ama okuduğu meslekle ilgisi yok... “Gençsin, çalış” deniyor! Ama nasıl, nerede, hangi ücretle?
Emekli... Yıllarca çalışmış, prim ödemiş... Şimdi geçinmeye çalışıyor... Market poşetini doldururken değil, yarısını geri bırakırken emekli oluyor insan aslında...
Ve tüm bunların ortasında, televizyonlarda nutuklar:
“Büyüyoruz”, “gelişiyoruz”, “şahlanıyoruz”, “kalkınıyoruz!”
İşçi değil, memur değil... Emekli hiç değil!
Kim oldukları o kadar belli ki aslında! Artık saklamaya bile gerek duymuyorlar...
Sadece kutlama günü değil...
“Hatırlama” günü... Hakkını hatırlama... Alın terinin değerini hatırlama... “İnsanca yaşamak” diye bir hakkın olduğunu hatırlama...
Ve en önemlisi, unutmama günü!
Unutursan... Sana verilenle yetinirsin...
Unutmazsan... Hakkını........
