Donuk Yüzler, Canlı Vicdanlar
Kozda, Urfa ve Maraş’taki okul saldırılarından sonra çalışma tempomuz keyifsiz, morallerimiz sıfır. Minik çocuklarımız, yarının gençleri, hayatlarını kaybetti. Ne Şadi’de neşe var ne de Adnan’da… Her sabah Kozda toplantısı öncesi çaylarımızı içer, kahvaltımızı neşe içinde yapardık; ama artık toplantılarda bile yüzlerimiz asık.Bir an önce bu dramdan çıkmamız, psikolojimizi düzeltmemiz lazım. İslam’a ve Arif’e, buldukları video ve haberleri gruba atmamalarını söyledim; içimiz acıyor. Yasemin’e de artık bu olayları anlatmamasını söyledim. Tabii Yasemin’in duygusu biraz daha farklı; olay kendi memleketinde yaşandı. Benim de annemin memleketi olduğu için ben de etkileniyorum.Bazı olaylar vardır; yalnızca yaşanmaz, toplumun ruhuna kazınır. Kahramanmaraş’ta yaşananlar da öyle. Bu sadece bir saldırı değil, bir kırılma anı. Ama bu kez meseleyi suçlular, ihmaller ve öfke üzerinden değil, “iyileşme” üzerinden konuşmak gerekiyor. Çünkü biz, çok uzun zamandır sadece neyin yanlış gittiğini konuşuyoruz.
Peki ya neyin doğru gidebileceğini?
Bugün herkesin........
