Türkiye açık ara küresel zirvede!
Digital 2026 Global Overview Raporu’na göre Türkiye, ChatGPT kullanımında yüzde 94,49 ile dünya zirvesinde. Dünya ortalaması 80,92 iken, bu oran ile zirveye açık ara farkla yerleşti. Bu veri ilk bakışta bir dijital başarı hikayesi gibi okunabilir. “Teknolojiyi seviyoruz”, “yeniliğe açığız”, “çağı yakalıyoruz” gibi düşüncelere kapılınabilir. Oysa bu oran, yalnızca teknolojiye duyulan ilgiyi değil; çok daha derin bir refleksi işaret ediyor.
Türkiye’de ChatGPT, geleceğin teknolojisi olarak değil; bugünün eksiklerini telafi eden bir ara yüz olarak kullanılıyor. İnsanlar ona vizyon sormuyor, strateji inşa etmiyor. Anlatamadığını anlattırıyor, toparlayamadığını toparlatıyor. Ödev yaptırıyor, metin yazdırıyor, dil desteği istiyor…Burada kullanılan şey bir yapay zekadan çok, düşünceyi dağılmadan ayakta tutmaya çalışan bir düşünce düzenleyicisi.
Bu kadar yüksek kullanım oranı, yapay zekanın Türkiye’de üretmek için değil; yerine koymak için kullanıldığını düşündürüyor. Yerine konan şey ise tanıdık: düşünme yükü, ifade sorumluluğu, netlik ihtiyacı.
Türkiye’de ChatGPT’ye yöneltilen soruların büyük bölümü “bunu nasıl anlatırım?”, “burada ne demek istiyor?”, “bunu biri benim yerime toparlasın?” etrafında dönüyor. Bu, bir zeka arayışı değil; düşünceyi taşınabilir hale getirme çabası.
Çünkü Türkiye’de düşünce var ama dolaşımı zor. Bilgi var ama yapı eksik. Fikir var ama güvenli ifade alanı dar. ChatGPT bu boşlukta büyüyor. Yargılamıyor, bedel istemiyor, risk üretmiyor.
Türkiye’de ChatGPT bireysel........
