menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Merhamet medyadan öğrenilebilir mi?

8 0
21.04.2026

Ülke olarak çok acılı ve kaygı dolu günlerden geçiyoruz. Okullarımızda yaşanan vahşet olaylarının ardından topluca bir sorumlu bulmaya çalışıyoruz. Ortak sorumuz:

“Bu çocuklar bunları nereden öğreniyor?”

“Kim bu vahşetlerin sorumlusu?”

Cevabını da düşünmeden, bir çırpıda veriyoruz. Dizilerden, sosyal medyadan, dijital dünyadan. Bu cevap rahatlatıyor, bir yandan çoğunluğu. Çünkü sorumluluğu üzerimizden atıyor ama yeterince doğru mu?

Çocuklar sadece seyrettikleri içeriklerden dolayı mı kötü oluyor?Yoksa toplumsal olarak her yerde bunların normal kabul edilmesiyle mi şiddeti sıradanlaştırıyorlar?

Tüm sorumluluk medyanın olabilir mi?

Sosyal medya veya televizyon içerikleri gerçekten berbat ve bilimsel olarak da çocuklar üzerinde etkileri çokça araştırmayla ispatlanmış durumda. Bir şeyin tekrar tekrar gösterilmesi, onun zihinlerdeki ağırlığını değiştiriyor. Şiddet, aşağılama, öfke… Eğer sürekli akışın içindeyse, olağanlaşıyor. Bu içerikler kesinlikle bir süzgeçten geçmeli ancak; sadece medya platformlarını doğrudan bu konunun sorumlusu ilan etmek, çözüm kısmını da zorlaştırıyor.

Algoritmalar ahlaki değerleri gözetmez. Onlar sadece çalışır. Daha çok izlenen, daha çok paylaşılan, daha çok tepki çeken neyse onu büyütür; gerçek şu ki iyilik yavaş yayılır. Kötülük viral olur. Ama bu durum algoritmanın kararı değildir; onu daha çok seyretmeyi tercih eden kullanıcıların kararıdır.

Çocuk dünyayı evinin gözünden görür!

Bir çocuk ekranla ilk temasını aslında evde kurduğu ilişki üzerinden anlamlandırır. Evde nasıl konuşuluyorsa, dünyayı da öyle duyar. Evde nasıl davranılıyorsa, dışarıyı da öyle okur.

Merhametsiz bir dilin hâkim olduğu bir evde büyüyen çocuk, ekranda gördüğü sertliği yadırgamaz. Çünkü zaten tanıdıktır.

Sürekli kurnazlığın, işini bilmenin, kısa yoldan kazanmanın övüldüğü bir ortamda büyüyen çocuk, dürüstlüğü bir değer değil, bir risk........

© Kısa Dalga