menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Taşımalı eğitimden taşımalı öğretmene

19 0
03.03.2026

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, geçenlerde taşımalı eğitimde yeni model üzerinde çalıştıklarını ifade etti. Türkiye'de taşımalı eğitim uygulaması; özellikle küçük köy okullarında öğrenci sayılarının azalması, birleştirilmiş sınıf uygulamalarının sınırlılıkları ve zorunlu eğitim süresinin artırılması gibi nedenlere bağlı olarak 37 yıl önce başlamıştır.

1980 sonrası ülkede kentleşmeye paralel olarak iç göçler hızlanmış, kırsaldaki nüfus azalmasıyla da köy okullarındaki öğrenci sayısı düşmüştür.

Sayıları azalan öğrenciler için mevcut okulları açık tutmak ve buralara öğretmen atamak, iktidarlarca maliyetli görüldüğünden, öğrencilerin eğitim görmek üzere merkez okullara taşınması kamu yönetimi açısından daha "gerçekçi" bir çözüm olarak değerlendirilmiştir.

1997'de çıkarılan 4306 sayılı yasa ile zorunlu eğitimin 8 yıla çıkarılmasıyla ilkokul ve ortaokul tek çatı altında birleştirilmiştir.

Bu düzenleme, birçok köyde yalnızca ilkokul bulunması nedeniyle ortaokul çağındaki öğrencilerin eğitime erişim sorununu ortaya çıkarmış, bu yeni durum da taşımalı eğitimin yaygınlaşmasına neden olmuştur.

Taşımalı eğitimin geçmişi

Taşımalı eğitim uygulamasına 1989-1990 eğitim-öğretim yılının ilk yarısından itibaren önce Kırıkkale'de 3, Kocaeli'nde 2 merkezde denenmeye başlanmış; uygulama başarılı olunca da 1990-1991 eğitim-öğretim yılında 9 ildeki 77 merkezde bu çalışmalar yürütülmüştür. 1990'lı yıllarda yerel düzeyde başlatılan bu uygulama, 2000'li yıllardan itibaren ülke genelinde yaygınlaştırılmıştır.

2012 yılında 6287 sayılı yasa ile 12 yıla çıkartılan ve 4 4 4 şeklinde yapılandırılan zorunlu eğitim sistemi ile ortaöğretim öğrencileri de taşımalı eğitim uygulamasına dahil edilmiştir.

ABD, Kanada, Japonya, Avustralya ve Finlandiya gibi ülkelerde taşımalı eğitim yaygındır. Ülkemizdeki taşımalı eğitim, kırsaldaki zorunlu eğitim politikalarının sürmesine katkıda bulunmuştur. Fakat öğrencilerin eğitime niceliksel olarak erişmeleri her zaman niteliksel başarıyı da getirmemiştir.

Taşımalı eğitim uygulamalarıyla birlikte zamanla birçok sorun da ortaya çıkmıştır. Özellikle servis araçlarının teknik ve taşıma güvenliği, araç içinde öğrencilerin neden olduğu disiplinsiz davranışlar, servis şoförlerinin niteliği, denetim mekanizmasının eksikliği, öğrencilerin yeni okullarına uyumsuzluğu, okuldaki dışlanmışlıkları, erken kalkma ve yorgunluktan dolayı derslere konsantre olamama, veli-öğretmen ilişkisinin zayıflığı, okuldaki yetiştirme kurslarına ve sosyal etkinliklere katılamama gibi nedenler taşımalı eğitimin etkinliğini sınırlandırmıştır. Verilen öğle yemeklerinin kalitesi de zaman zaman tartışma konusu olmuştur.

Son iki yıl içinde merkez okula olan uzaklığın 50 kilometreden 30 kilometreye düşürülmesi kararı, zorlu kış şartlarında kırsaldaki bazı öğrencilerin okullara erişimini olanaksızlaştırmıştır. Bu mesafe nedeniyle taşımalı eğitimden........

© Kısa Dalga