menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir ülkenin geleceği üniversitelerde yazılır: KKTC Yükseköğretim 2040 Vizyonu – I

25 0
26.06.2026

Diploma Veren Üniversiteler mi, Geleceği Tasarlayan Üniversiteler mi?

Bir ülkenin geleceği nerede yazılır?

Parlamento salonlarında mı?

Bakanlar Kurulu toplantılarında mı?

Sanayi bölgelerinde mi?

Yoksa büyük şirketlerin yönetim kurullarında mı?

Belki de hiçbirinde...

Bir ülkenin gerçek geleceği, sessizce üniversite kampüslerinde yazılır.

Bugün laboratuvarlarda kurulan hayaller, yarının ekonomisini oluşturur.

Bugün amfilerde yapılan tartışmalar, yarının siyasetini şekillendirir.

Bugün yetişen öğrenciler ise yarının toplumunu kurarlar.

İşte tam da bu nedenle dünya üniversiteleri tarihlerinin en büyük dönüşümünü yaşamaktadır.

Bu dönüşüm yalnızca yeni bölümler açmak ya da bazı programları kapatmak değildir.

Asıl dönüşüm, "Nasıl bir insan yetiştirmeliyiz?" sorusuna verilen cevabın değişmesidir. 

Dünya Üniversiteleri Neden Değişiyor?

Son günlerde kamuoyuna yansıyan haberlerden biri dikkat çekiciydi.

Çin, yapay zekâ odaklı ekonomik dönüşüm stratejisi kapsamında üniversitelerinde yaklaşık 12 bin lisans programını yeniden yapılandırdı veya kapattı. Bunun yerine yapay zekâ, veri bilimi, robotik, yarı iletken teknolojileri, dijital mühendislik ve "bedenlenmiş zekâ" gibi alanlarda yeni programlar açmaya başladı (Ministry of Education of China, 2025; South China Morning Post, 2026).

İlk bakışta bu karar yalnızca eğitimle ilgili gibi görünebilir.

Bu kararın arkasında çok daha büyük bir soru vardır:

2040'ın ekonomisi nasıl bir insan gücüne ihtiyaç duyacak?

Çin'in kaygısı yalnızca daha fazla mühendis yetiştirmek değildir.

Asıl hedefi, küresel rekabette yapay zekâ, ileri teknoloji ve yüksek katma değerli üretim alanlarında lider olabilecek insan kaynağını bugünden hazırlamaktır.

Çünkü ülkeler artık yalnızca bugünün iş piyasasını değil, henüz ortaya çıkmamış meslekleri de........

© Kıbrıs Postası