NATO Mevzusu…
Geçtiğimiz hafta Ankara’da gerçekleştirilen NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) zirvesine ilişkin yorumlar ve tartışmalar devama ediyor…
Tartışmalar sadece üye ülkeler nezdinde değil, NATO’ya üye olmak isteyen veya NATO ile özel ilişki kurmuş ülkeler ve NATO karşıtı ülkeler nezdinde de gerçekleşiyor…
1949 yılında kurulan örgütün temel amaçlarına ve rolüne ilişkin kamuoyunda tartışmaların genelde teorik bir çerçeveden uzak daha fazla aktüel konular üzerinden gerçekleştiğini gözlemledim… (sayıların az da olsa belli siyasi çevreleri bu noktada tenzih ediyorum).
NATO’ya ilişkin siyasal düşüncesi çerçevesinde yaklaşımların Kuzey Kıbrıs ile karşılaştırıldığında bir çok ülkede daha tutarlı bir çizgide olduklarını söylemek mümkündür.
Uluslararası örgütler dersimin bölgesel güvenlikle ve NATO ile ilgili bir bölümü tamamıyla uluslararası ilişkile ve siyaset teorileri çerçevesinde NATO’ya ve örnek sayılan faaliyetlerine ilişkin bakış açılarını değerlendirilmesidir.
Uluslararası ilişkilere Realist bir çerçeveden bakan görüş açısından NATO’nun Soğuk Savaş sonrası varlığını sürdürmesi ulusal egemenliğin erozyona uğratılması anlamına gelmektedir. Bu bakımdan da NATO’nun varlığına artık ihtiyaç kalmadığı ifade edilir. ABD Başkanı Donald Trump’ın ‘’Önce Amerika’’ ve merkantilist yaklaşımlarına bakıldığında NATO’ya ilişkin görüşlerinde tutarlılık söz konusudur.
Liberal yaklaşıma göre........
