Küresel düzeyde uzaktan ve haftada dört gün çalışma düzeni!
Covid -19 ile birlikte çalışma düzenine ilişkin çeşitli uygulamalarla tanışmıştık… Bu uygulamaların başında uzaktan çalışma (online), vardiya uygulamaları ve çalışma saatlerinin azaltılması olmuştur…
Covid-19 sonrası da uzaktan çalışma hızla yayılmaya devam etti, buna ek olarak da haftada dört gün çalışma düzenine geçişe dair pilot uygulamalar gerçekleşiyor…
Pandemi süresince uzaktan çalışma oranı `’lara kadar yükselmişti, pandemi sonrası ise şirketlerin ’sı uzaktan çalışmayı benimsemesi söz konusu, buna ek olarak çalışanların önemli bir kısmı da uzaktan çalışmayı tercih eder duruma gelmekte…
2024 yılına gelindiğinde Hollanda’da çalışanların R’si işlerini belli günlerde uzaktan (online) gerçekleştirmektedir… Bir anlamda hibrit çalışma düzenine geçiliyor, İsveç, Finlandiya, Norveç ve Danimarka’da bu rakam E’ler civarı… Eurofound’un araştırmacılarından Vargas Llave 2030 yılına kadar tamamıyla uzaktan çalışma oranında büyük artış beklememekle birlikte, esnek çalışma modellerinde gelişme beklemektedir…
2025 yılına gelindiğinde Kanadalıların haftada ortalama 1.9 gününü evden çalıştığını, İngiltere’de ise çalışanların ortalama 1.8 gününü evden çalıştığını gösterirken, Fransa ve Danimarka’da bu 1 güne tekabül ediyor…
Dünya genelinde yazılım, Dijital Pazarlama, Eğitim v.b. alanlarında uzaktan çalışma oldukça ileri bir boyuta gidiyor…
Uzaktan çalışma hem çalışanlar açısından hem de işverenler açısından önemli avantajlar sunuyor, hem çalışanın hem de işverenin giderlerinde önemli bir azalma söz konusu olurken, çalışanın aile yaşamına dair de esnek çalışma koşulları destek olmaktadır…
Uzaktan çalışma-esnek çalışma süreçlerine haftada dört gün çalışma koşulları da eklendi…. Haftada dört gün çalışma bireye ailesiyle, yakın dostlarıyla daha fazla vakit geçirme şansını sağlarken, sosyal, kültürel ve sivil toplum faaliyetlerine katılımını da artırıyor…
Bu tür gelişmelerin ortaya çıkışıyla Liberal düşünceyle Marksist düşüncenin bir kesişme noktalarının........
