Dünya Kupası ve Curaçao…..
Dünya Kupası ve Curaçao…..
1982 yılında İspanya’da gerçekleştirilen Dünya Kupası’nı Rossi’nin gol kralığında İtalya kazanmıştı. Arjantin ve Birleşik Krallık arasındaki Falkland Savaşı’nın turnuvaya damgasını vurduğu TV’den izlediğim ilk futbol turnuvasıydı…Tottenham’da oynayan Arjantinli futbolcu Ardiles’in yaşadığı sıkıntılı durumu babamın arkadaşlarıyla yaptığı sohbetlerde dinlemiştim ve Milliyet gazetesinin verdiği Dünya Kupası özel ekinde okumuştum, henüz 8 yaşındaydım ama dün gibi aklımda…
1982 Dünya Kupasını 1984 yılında Michel Platini’nin yıldızlaştığı Avrupa Şampiyonası takip etti, Çoçukluğumun en önemli diğer bir futbol turnuvası da 1986 Dünya Kupasıydı, Maradona’nın Falkland adalarının intikamını alırcasına ‘’Tanrı’nın Eli’’ olarak adlandırılan golüyle İngiltere maçında tarihe geçmesi ve oynadığı futbolla Arjantin’e 1986 Dünya Kupasına kazandırması güzümün önünden gitmiyor…
Sovyetler Birliği futbol takımının milenyum takımı olarak adlandırılması ve Dinamo Kiev ağırlıklı kadrosuyla favoriler arasında gösterildiği, siyasetin Soğuk Savaş boyunca Dünya Kupasına damga vurduğu bir gerçeklik olarak önümüzde durmaktadır…
Soğuk Savaş’ın bitmesiyle birlikte ekonomi-politiğin futbolun dışında kaldığını söylemek doğru olmaz, hatta mevcut sistemin ekonomi-politiğinin endüstriyel futbol olarak adlandırılan futbol dünyasına ve onun kurumlarına; UEFA ve FIFA’ya daha fazla etki ettiğini söyleyebiliriz….. Biz spora siyasetin karışmasını istemiyoruz şeklindeki yorumlar naif-lümpen içerikli söylemlerden öteye geçmemektedir… Mevcut ekonomi-politiği ve lobilerin futbol dünyasını yönlendirdiği ve şekillendirdiği yadsınmaz........
