menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

KKTC alarm veriyor: Evlilikler neden tükeniyor, ilişkiler neden dağılıyor?

13 0
05.06.2026

MERT MAPOLAR’IN KÖŞE YAZISINI SESLİ DİNLEMEK İÇİN TIKLAYINIZ

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde son yıllarda ortaya çıkan boşanma verileri, artık yalnızca aile hukukunun veya bireysel yaşamların konusu olmaktan çıkmış, doğrudan toplumun geleceğini ilgilendiren stratejik bir mesele haline gelmiştir. Yüksek Adliye Kurulu’nun 2025 yılı raporuna göre, Aile Mahkemeleri'nde sonuçlanan 1.363 davanın 1.070’i boşanma ile sonuçlanmış; aynı yıl mahkemelere bağlı evlendirme memurları tarafından 1.051 nikâh kıyılmıştır. Ayrıca Türkiye’deki başkonsolosluklar aracılığıyla gerçekleşen evlilikler de hesaba katıldığında, toplam evlilik işlemleri 1.491’e ulaşmıştır. Raporda özellikle boşanmaların büyük bölümünün anlaşmalı boşanma şeklinde gerçekleştiği, en dikkat çekici verilerden birinin ise boşanmaların en yoğun olarak 16 yıl ve üzeri evliliklerde ortaya çıktığı görülmektedir.

Bu rakamlar sadece sayı değildir. Her boşanmanın arkasında bir aile, bir yaşam hikâyesi, çoğu zaman çocuklar, ekonomik kayıplar, psikolojik travmalar ve toplumsal etkiler bulunmaktadır. Bu nedenle konu yalnızca “boşanma sayıları arttı” şeklinde değerlendirilmemeli, KKTC’nin sosyal yapısına, aile kurumuna, genç nesillere ve geleceğine ilişkin ciddi bir alarm sinyali olarak da ele alınmalıdır.

En önemli gerçeklerden biri şudur: Boşanmaların tek nedeni para değildir. Ekonomik sorunlar önemli bir etkendir; ancak bu doğrultuda yapılan bilimsel araştırmalar, evlilikleri sonlandıran süreçlerin, çoğu zaman yıllar içinde biriken iletişim problemleri, duygusal kopukluklar, güven kaybı, beklenti çatışmaları, cinsel uyumsuzluklar, kişilik farklılıkları ve çözülmeyen çatışmalardan oluştuğunu ortaya koymaktadır.

Modern dünyada, insanlar artık sadece ekonomik ortaklık kurmak için evlenmiyor. İnsanlar duygusal tatmin, aidiyet, güven, sevgi, anlayış ve yaşam arkadaşı arıyor. Ancak evlilikten beklentiler yükselirken, ilişki yönetme becerileri aynı hızda gelişmiyor. Sonuç olarak beklenti yükseliyor, hayal kırıklıkları büyüyor ve ilişkiler daha kırılgan hale geliyor.

Bugünün en büyük sorunlarından biri, insanların evlenmeye hazır olmadan evlenmesidir. Birçok genç çift, birbirini yeterince tanımadan, ilişkiyi sınamadan, hayat görüşlerini konuşmadan, çocuk konusunu değerlendirmeden, ekonomik planlama yapmadan ve ortak yaşam becerilerini geliştirmeden evlilik kararı verebilmektedir. Özellikle sosyal medyanın oluşturduğu romantik ilişki algısı, evliliğin gerçek yüzünü gölgeleyebilmektedir. Düğün hazırlıklarına aylar harcanırken, evlilik hazırlığına çoğu zaman yeterince yatırım yapılmamaktadır.

Günümüzde bazı gençler için evlilik, bilinçli bir yaşam ortaklığından çok aile baskısından kurtulma, özgürleşme, yalnızlıktan kaçma, sosyal kabul görme veya yaş ilerlemeden evlenme baskısına cevap verme biçimine dönüşmektedir. Böyle durumlarda evlilik bir çözüm olarak görülürken, zaman içerisinde yeni sorunların kaynağı haline gelmektedir. Ebeveynlerden kaçış amacıyla yapılan evlilikler, çoğu zaman eşler arasında yeni çatışmaların temelini oluşturmaktadır.

Toplumsal değişimlerin etkisi de göz ardı edilmemelidir. Geçmiş kuşaklarda evlilikler, daha çok dayanıklılık ve fedakârlık üzerine kuruluyken, günümüzde bireysellik ön plana çıkmaktadır. İnsanlar kendi mutluluklarını daha fazla önemsemekte, ilişkilerde tahammül sınırları daralmakta ve sorunlar karşısında mücadele etmek yerine ayrılık seçeneği daha hızlı değerlendirilmektedir.

Özellikle sosyal medya ve dijital teknoloji çağında, sadakat kavramı yeni sınavlardan geçmektedir. Sürekli çevrimiçi olma hali, eski ilişkilerin yeniden gündeme gelmesi, alternatif kişilere kolay erişim, gizli mesajlaşmalar, duygusal aldatmalar ve sanal yakınlaşmalar birçok evlilikte güven sorunlarını artırmaktadır. Fiziksel aldatma olmasa bile, dijital sadakatsizlik artık ilişkilerde ciddi kriz sebeplerinden biri haline........

© Kıbrıs Postası