Felaket büyük, soru çok…
Öyle bir hafta sonu yaşadık ki etkileri uzun yıllar devam edecek.
Bir tarafta şiddetli yağış, fırtına ve selin ortaya çıkardığı görüntüler, çaresizlik, su altında kalan yollar, zarar gören, yerinden sökülen asırlık ağaçlar.
Her defasında aynı geç kalmışlık ve nafile çabalar.
Diğer tarafta ise Girne açıklarında yaşanan ve hepimizin yüreğini yakan deniz faciası.
Girne-Taşucu seferini yapan yolcu gemisinin, Girne açıklarında alabora olması, çok sayıda insanın ölüm ve kaybolma tehlikesi yaşaması, zamanla ortaya çıkan felaket.
Her olayda olduğu gibi, yine KKTC’nin denetim mekanizmaların da gözle görülen eksiklikler.
Yine umursuzluk, yine denetimsizlik, yine vurdumduymazlık, nasıl olsa bir şey olmaz mantığı.
Gemide 259 yolcu ve 8 mürettebat olmak üzere toplam 267 kişi vardı.
Sözün ve kelimelerin tükendiği bir noktadayız ve böylesi büyük bir felaketin ardından sadece “geçmiş olsun” diyemeyiz.
Bu felaketlerin ne kadarı gerçekten doğanın eseri, ne kadarı insan ihmali?
Yağmur yağıyor, şehirler teslim oluyor.
KKTC’de yıllardır aynı........
