menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Federalizmden sonra: Kıbrıslılık kimliğinin ötesinde bir sol mümkün mü? (2)

6 0
03.08.2026

Şimdi Sayın Erhürman’ın Kıbrıs’ta Akıl Tutulması adlı kitabından (sayfa 269-270) Kıbrıslılık kimliğine dair dile getirdiği fikirlere kapsamlı bir şekilde yer verelim:

“Kıbrıs Türk solu, hedefleriyle bağdaşan bir siyasi proje üretme ihtiyacını açık bir biçimde hissetmeye başlamıştır. Bu proje, bir yandan günün ihtiyaçlarına, diğer yandan da uzun vadeli hedeflere hizmet edebilmelidir. Günün ihtiyaçları, Kıbrıslı Türklerin yüreklerinin Kıbrıs Rum toplumuna yönelik düşmanlık tohumlarından arındırılması, kuzeydeki bölüşümün (ki maalesef çoğunlukla ganimet paylaşımından ibarettir) adil bir biçimde gerçekleştirilmesinin sağlanması ve Kıbrıslı Türklerin siyasi iradesinin oluşumuna müdahale edilmesinin önlenmesidir. Uzun vadeli hedef ise, yukarıda vurgulandığı gibi, Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların birlikte kuracakları ortaklık devleti ve bu devlet çatısı altında barış içinde bir arada yaşamaktır.

İşte bu hedeflerin hepsine farklı oranda hizmet eden bir siyasi proje üretme çabası Kıbrıs Türk solunu Kıbrıs merkezci arayışlara¹¹ itmiştir. Kıbrıs’ın kuzeyi Kıbrıslı Türklerin olacak, burada onların sözü geçecek, burada onlar çalışacak, pastayı onlar adilane bölüşecek ve günü gelip de koşullar oluştuğunda, kendileri gibi Kıbrıslı olan, dolayısıyla kendileriyle aynı kültürü paylaşan Rumlarla kuracakları ortaklık devletinde bu kez barış içinde bir arada yaşayacaklardır. Bu amaçla, bir “kimlik”, hatta ileride kurulacak olan devlet düşünülürse belki bir “millet” tahayyül edilmesi ve bu hayale tüm Kıbrıslıların ortak olmasının sağlanması gerekmektedir. Kıbrıs Türk solu hedefi belirledikten sonra muhayyilesini zorlamaya başlar. Bu yazının giriş cümlesinde söylediğim gibi: Belki de Kıbrıs Türk solu daha önce hiçbir hayal için muhayyilesini bu kadar zorlamamıştır.

Sol, şimdi, Kıbrıs Türk toplumunun geçmişte ciddi uyuşmazlıklar yaşadığı, hatta mensuplarını öldürmeye çalıştığı ve kendisini yok etmesinden korktuğu bir toplumla aynı kimliğe sahip olduğunu iddia edecek ve bu iddiasını ispatlamaya çalışacaktır. Şimdi, ortak yemekleri, ortak halk danslarını, ortak halk dansları giysilerini, ortak şarkıları, ortak sözcükleri bulup ortaya çıkarma zamanıdır. Şiirler artık Rumların kellelerini uçurmak üzerine değil, onlarla barışı kurmak ve Kıbrıslılığa vurgu yapmak üzerine yazılmalıdır. Kıbrıs Türk solu, adanın tarihi mirasının yalnızca 1571’den sonraki kısmına değil, tamamına Kıbrıslı Rumlarla birlikte sahip çıkmanın yollarını araştıracaktır. Yer yer naifleşse de, her durumda solun değerlerinden hareketle son derece meşru kabul edilebilecek ihtiyaçlardan doğan bu kimlik arayışı, hedefleri açısından kuşkusuz hümanist, enternasyonalist ve........

© Kıbrıs Postası