Ya yaşadığın hayatı sev ya da seveceğin bir hayat yarat
“Böyle bir ilişki istemiyorum.”
“Bu işte artık mutlu değilim.”
“Bana böyle davranılmasını istemiyorum.”
“Bu hayatı yaşamak istemiyorum.”
“Bu duyguyu bir daha hissetmek istemiyorum.”
Ne istemediğimizi anlatmak çoğu zaman kolaydır.
Hatta biri karşımıza geçip “Hayatında nelerden memnun değilsin?” diye sorsa, belki hiç düşünmeden uzun bir liste çıkarabiliriz.
Peki aynı kişi bu kez şöyle sorsa:
“Tamam… Peki ne istiyorsun?”
İşte bazen orada sessizlik başlar.
Çünkü neyin bizi rahatsız ettiğini fark etmekle, neyin bize iyi geleceğini bilmek aynı şey değildir.
“Bana böyle davranma.” demek başka bir şeydir.
Peki sana nasıl davranılmasını istiyorsun?
“Bu ilişkiyi istemiyorum.”
Nasıl bir ilişkinin içinde olmak istiyorsun?
“Bu işi yapmak istemiyorum.”
Nasıl bir iş seni sabah yataktan daha istekli kaldırır?
“Böyle yaşamak istemiyorum.”
Peki nasıl yaşamak istiyorsun?
Belki de insanın kendini tanıması tam burada başlıyor.
Çünkü şikâyet çoğu zaman bizi rahatsız eden şeyi gösterir; ama yönümüzü her zaman göstermez.
Bir yerden kaçmakla, nereye gitmek istediğini bilmek arasında büyük bir fark vardır.
Üstelik ne istemediğimizi bilmek de değersiz değildir. Bazen sınırlarımızı ilk kez orada fark ederiz. Canımızın nerede acıdığını, neyin bize artık iyi gelmediğini, neyi taşımak istemediğimizi anlarız.
Ama belki bir sonraki soru şudur:
Gerçekten beni ne mutlu eder?
Nasıl sevilmek isterim?
Nasıl bir ilişkinin içinde kendimi güvende hissederim?
Nasıl bir hayatın içinde “İşte bu benim hayatım.” derim?
Neye daha fazla, neye daha az ihtiyacım var?
Başarı benim için gerçekten ne demek?
Sevilmek benim için neye benziyor?
Ve belki en önemlisi:
İstediklerim gerçekten benim isteklerim mi, yoksa bana yıllardır istemem gerektiği öğretilen şeyler mi?
Çünkü insan bazen ne istemediğini çok iyi bilir ama ne istediğini hiç keşfetmemiş olabilir.
Belki yıllarca başkalarının beklentilerine göre yaşamıştır.
Belki “iyi çocuk”, “iyi eş”, “iyi anne”, “başarılı insan” olmaya çalışırken kendi sesini duymayı unutmuştur.
Belki de bu yüzden “Ne istiyorsun?” sorusu ilk bakışta çok basit görünse de aslında insanın kendine sorabileceği en zor sorulardan........
