20 Temmuz: Bir tarihten daha fazlası
Bazı tarihler vardır… Takvimde yalnızca bir gün değildir. Bir milletin hafızasına kazınmış silinmez bir izdir. Bir annenin göğe yükselen duasıdır. Bir çocuğun, korkunun gölgesinden çıkıp huzurun ışığında ilk kez gözlerini kapattığı gecedir. Bir babanın, omuzlarından yılların yükünü indirerek “Artık güvendesiniz.” diyebildiği andır. 20 Temmuz, Kıbrıs Türkü için tam da böyle bir gündür. Kimileri bu tarihi sadece siyasi bir başlık olarak okur. Kimileri onu tarih kitaplarında birkaç satırla anlatır. Oysa bu topraklarda yaşayan insanlar için 20 Temmuz, rakamlardan ibaret değildir. O; karanlığın en koyu anında ufukta beliren ilk ışık, fırtınanın ardından yeniden nefes aldıran ilk rüzgâr gibidir. Çünkü özgürlüğün kıymetini en iyi, onu bir gün kaybetme korkusunu iliklerine kadar yaşamış insanlar bilir. Bugün doğan çocuklar silah sesleriyle, siren sesleriyle uyanmıyor. Anneler, evlatlarını korkuyla okula göndermiyor. İnsanlar kendi bayrağının gölgesinde, kendi diliyle, kendi kültürüyle hayatını sürdürebiliyor. Belki de hayatın telaşı içinde bunların ne kadar büyük bir nimet olduğunu bazen unutuyoruz. Barış… Ne kadar kısa bir kelime. Ama içinde nice gözyaşıyla sulanmış umutlar, nice fedakârlıkla örülmüş yarınlar ve nice sessiz kahramanlığın izleri vardır. Barış; sadece silahların susması değildir. Yaralı bir toprağın yeniden çiçek açmasıdır.........
