menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İhtiyacımız, siyaseti çözüm üretmenin aracı yapmaktır…

10 0
latest

30 Ağustos’ta yaşadığımız deniz faciasının üzerinden bir hafta geçti. Bir hafta geçti ama yara kapanmadı. Kapanacak gibi de değil. Hâlâ kayıp olarak anılan, akıbeti netleşmemiş insanlarımız var. “İnsanlarımız” diyorum. Çünkü acının pasaportu olmaz. Acının milliyeti olmaz. Acı kapıyı çaldığı zaman insanı insan olarak görürüz. Bizim kültürümüzün belki de en güçlü yanlarından biri budur. Ama yalnızca üzülmekle, yalnızca başsağlığı dilemekle, yalnızca birkaç gün yüksek sesle konuşmakla bu iş bitmez. Eğer gerçekten bir daha böylesi facialar yaşamak istemiyorsak, önce kendimize şu soruyu sormamız gerekir: Biz neyi eksik yaptık? Kurallar mı eksikti? Denetim mi yapılmadı? Yapıldıysa gereği mi yerine getirilmedi? Kim, hangi sorumluluğu taşıyordu? Bu soruların üstü örtülürse, birkaç hafta sonra gündem değişir, acı sahipleri acılarıyla baş başa kalır, sistem de hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam eder. İşte asıl tehlike budur. *** Şimdi bir geçiş dönemindeyiz. Bu dönemde çok dikkatli olmamız gereken bir........

© Kıbrıs Gazetesi