Demokrasinin güvencesi nitelikli vatandaşlardır
Demokrasi, yalnızca sandığın kurulup oyların sayılması değildir.
Temsili demokrasinin özü, vatandaşın kendi adına konuşsun diye birilerine vekâlet vermesidir. Seçilmiş siyasetçi halkın üstünde değil, halk adına görev yapan geçici temsilcidir. Bu gerçeğin unutulduğu yerde siyasetin zemini kayar, güven duygusu aşınır.
Bir milletvekili seçim döneminde halka verdiği sözleri seçildikten sonra unutursa, yalnızca siyasi tutarsızlık yaşamış olmaz. Aynı zamanda aldığı vekâletin ahlaki meşruiyetini de tartışmalı hale getirir.
Çünkü vatandaş oy verirken yalnızca parti rozeti satın almaz. Bir anlayışa, bir söze, bir programa ve en önemlisi güvene yatırım yapar.
Milletvekili diyerek konuya girdim, çünkü, pek çok milletvekilinin kişisel beklentileri, onların özelikle sorgulanmalarına nedendir.
Çok partili parlamenter sistemlerde siyasi partilerin seslendirdiği konuların toplumun gerçek sorunlarıyla paralellik taşıması gerekir. Bunun başka bir adı daha vardır: Vatandaşın öncelikleriyle, siyasetçinin önceliklerinin örtüşmesi.
Bugün Kuzey Kıbrıs’a baktığımız zaman en temel sorulardan biri şudur:
Vatandaşın gündemiyle siyasetçinin gündemi ne kadar örtüşüyor?
Kimse aksini kolay kolay söyleyemez. Halkın çok........
