Çözümsüzlüğe sessizce alışmak tehlikesi….
Kıbrıs Rum Basını, kamuoyunu eğilimlerini öğrenmeye yetmez. Kamuoyuyla Rum siyasi liderliğini aynı çizgide değerlendirmek çoğu zaman doğru sonuç vermez. Rum basını, kamuoyunu değil, siyasileri yansıtır.
Rum basınında hükümete dönük eleştiriler vardır. Muhalif gazeteler de vardır. Ancak iş dönüp dolaşıp Kıbrıs sorununa geldiği zaman tablo değişir. İktidara muhalif görünen yayın organları bile resmi tezlerden kolay kolay uzaklaşmaz. Eleştirinin sınırı vardır. Özellikle Kıbrıs sorununun ana ekseninde Rum liderliğinin kırmızı çizgilerine ciddi şekilde temas edilmez.
Kıbrıs Türk basını ise çok daha farklıdır. Dağınık da olsa, sert de olsa, zaman zaman ölçüyü kaçırsa da daha eleştirel bir karakter taşır. Kendi liderliğini, kendi siyasi yapısını, hatta kendi tezlerini sorgulama konusunda daha rahattır. Bu farkı bilmeden Rum basınını okumak insanı yanlış sonuçlara götürebilir.
Rum liderliği en yalın haliyle iki bölgeli, iki toplumlu, siyasi eşitliğe dayalı bir çözümü gerçek anlamda istemiyor. Bilerek iki devletli çözümü bu tartışmanın içine koymuyorum. Çünkü oraya gelene kadar mevcut statükonun sürdürülmesi tercih ediliyor.
Rum tarafının temel yaklaşımı şudur:........
