Senem Gök’e veda!..
“Hayat işte” deyiveririz bazen…
Aynı gün içerisinde çok mutlu bir haber ile sevinçten göklere çıkarken, çok kötü bir haber ile de kahrolabiliyoruz. Çünkü hayat hep akıp gidiyor. Kimi zaman bizden bir şey götürüyor, kimi zaman ise bize bir şeyler katıyor.
Dünkü günde basın dünyamız için acı bir gün yaşadık; Sevgül Uludağ ablamızı kalbimize gömdük. Aynı kurumda çalışmasak bile her zaman yol gösterici bir tavrı vardı, kucaklayıcı sevecen…
Gerçekten çok üzücü bir gündü.
Sonrası da üzücü devam etti. Daha birkaç gün önce meslekte 25 yılımı doldurduğumla ilgili bir şeyler karalamıştım. İşte o ilk günlerde benim için çok önemli bir isim vardı; Senem Gök…
2001 yılında staj yapmak için KIBRIS Gazetesine gönderildiğimde henüz yüzümde sayılı tüy vardı. Çok sayıda muhabirin deyim yerindeyse arı gibi çalıştığı kalabalık bir haber merkezi ile KIBRIS tam da filmlerde gördüğümüz gazetecilerin çalışma ortamına benziyordu.
İçlerinde en sevecenlerden biriydi Senem Gök. Esprili, başarılı ve bence en önemlisi öğretmeye açık, sabırlı…
Haber merkezine “Mağusa yolunda ölümlü trafik kazası var” ihbarı gelince Senem Gök hemen olduğu yerden kalkmış, beni de önüne katarak olay yerine yıldırım hızında varmıştık.
Elime........
