Eski Leymosun tekmili birden “Tacın İncisi”nde
Hindistan, bir zamanlar uçsuz bucaksız kolonileri dolayısıyla ufkunda güneş batmayan küresel bir imparatorluk olan İngiltere’nin en büyük ve en verimli sömürgesi idi… “İngiliz Kraliyet tacının incisi” olarak adlandırılmıştı bu yüzden, o devasa ülke Hindistan… İşte bu ülkeyi ziyaret için yola çıkan İngiliz Kraliçesi İkinci Elizabeth, Türk – Rum ortaklık Cumhuriyeti’nin yeni kurulduğu Kıbrıs’tan da geçer… Uçaktan indikten sonra karşılamada bulunan Rum Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios ile Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük, otantik ikramlarında ısrarla o kadar ileri giderler ki, metabolizması bozulan Kraliçe, DNA’larının da ele geçirilmemesi adına hacetini üzerinde “Tacın İncisi” yazan kutulardan birine yapar… Kraliçe’nin dışkısını içeren o kutu kaybolur… Elden ele dolaşır… Çeşitli sorunlara yol açar… Ve böylece İngiliz de yeni kurulmuş olan Kıbrıs ortaklık cumhuriyetinin içine bir güzel yapmış olur… * Erkan İbrahim Manavoğlu, bu bağlamdaki şahane ironisiyle “Tacın İncisi” adını verdiği öyküler kitabında, bir yandan İngiliz’in içine yaptığı Kıbrıs’ın trajik öyküsünü yaşanmışlıklardan kesitler vererek anlatırken, bir yandan da 1974 öncesi Leymosun’un panoramasını mekân ve insan manzaralarıyla dokuduğu çok renkli bir metaforla etkin biçimde gözler önüne seriyor… Mizahi mecazın harika bir uyarlamasını da sayfalar boyu yaparak… 1974’ten sonra Leymosun, yarım yüzyıldan az bir süre içinde Akdeniz’in en modern liman kentlerinden biri haline geldi… Ama 1974 öncesi orada Türk’ü ve Rum’u ile haşır neşir nasıl bir Leymosun vardı?.. Bu sorunun yanıtını arayanlar, damardan bir Leymosunlu olan Erkan İbrahim Manavoğlu’nun “Tacın İncisi” adlı öykü kitabını mutlaka okumalıdırlar… Nostaljideki mütevazı Leymosun’un bugünkü modern Akeniz kenti........
