Erdoğan Saracoğlu ve Türkân Aziz
ERDOĞAN SARACOĞLU DERİN BOŞLUĞUNU BIRAKARAK GİTTİ: Eksildikçe eksiliyoruz… Bizi eksilten kervana, ta ortaokul yıllarından bu yana edebiyat ve kültür ortamlarında unutulmaz buluşmalarımız olan, Yrd. Doç. Dr. Erdoğan Saraçoğlu da katıldı… Arkasında doldurulamayacak boşluğunu bırakıp sonsuzluğa gitti… Gözündeki ciddi rahatsızlık nedeniyle son zamanlarında büyük üzüntü ve sıkıntı yaşayan Erdoğan Hoca’nın zamansız ölümüne bu bağlamdaki stresinin de katkı koyduğuna inananlardanım… Yurt dışına da giderek tüm tedavi yollarını denemesine karşın bir gözünün görme yetisini yitiren Erdoğan Saracoğlu, kimi zaman göz kliniğinde, kimi zaman da sosyal ortamlardaki karşılaşmalarımızda bu bağlamdaki derin kederini ve kaygısını seslendirirken, “Okuyan, yazan, ekran ve kâğıttan kopamayan araştırmalarda bulunan insanlarız… Görememek bizim gibiler için büyük facia” diyordu bana… Benzeri sağlık sitemlerini son zamanlarında göz rahatsızlıklarından dolayı merhume Neriman Cahit’ten de dinlemiştim… Göz hekimleri vazgeçilmez dostları olmuştu… 80’nci doğum gününden tam bir ay sonra yitirdiğimiz 23 Şubat 1946 Kaymaklı doğumlu Erdoğan Saracoğlu, sıradan bir eğitimci değildi… Kıbrıs Türk kültürü ve halk bilimi üzerine yaptığı çalışmalar ve bu bağlamda araştırma ürünü yayınlarla da tanınmış, güven ve saygı görmüştü… Yoğun çalışmalar ve araştırmalarla elde ettiği engin bilgisini sadece kitaplarında değil, gazete ve dergi sayfalarında da, sunduğu bildirilerde de kalıcılığa ulaştırmıştır… Onun bazı eserleri yardımcı ders kitabı niteliğindedir… Dış ülkelerdeki ve ülkemizdeki etkinliklerde Kıbrıs Türk kültürüne dair sayısız bildiri sundu… Bizim “Kıbrıs” istikrarlı şekilde haftalık yazılarını yıllarca yayınladığı günlük gazete olmuştur… Beyefendi, paylaşımcı ve nazik kimliğiyle saygınlığını yücelten Erdoğan Hoca, gazetemizdeki en son yazısını Nazım Hikmet Ran hakkında 8 Şubat 2026 tarihinde sadık okurlarına sundu… Daha öğrencilik yıllarında edebiyat dalında adını gazete ve dergilerde duyuran Saracoğlu, devletteki hizmetinden emekli olduktan sonra Yakın Doğu Üniversitesi’nin kökleşmesine katkı koyan çekirdek kadro eğitimciler arasında da bulunmuş ve orada da çok sayıda öğrenci yetiştirmişti… * TÜRKÂN AZİZ’İN ÖLÜM YIL DÖNÜMÜ: Bugün bir başka değerimizin, Türkân Aziz’in ölüm yıl dönümü… Ona gelecek olursak… Kıbrıs sağlık sisteminin ekol yaratan donanımlı ve madalyalı başhemşiresi olarak adını Kıbrıs’ın tıp tarihine yazdırmıştır… Ta İngiliz Koloni Yönetimi’nden itibaren… Türkân Aziz, 3 kez burs alarak Londra’da eğitim görmüş ve daha sonra Beyrut Amerikan Okulu hemşirelik bölümünden mezun olarak ülkesine dönmüştür… Göğüs ve tüberküloz hastalıklarıyla ilgili çalışma ve araştırmalar da yaptı… O dönem tüberküloz ölümleri Kıbrıs’ta tavan yapmış ve bu konuda özel bir de hastane oluşturulmuştu… Uzun hemşirelik yaşamında ülkesine büyük hizmetler verdi… Türk – Rum ortaklık Cumhuriyeti’nin Genel Hastanesi’nin başhemşiresi ve sonrasında da tüm personelin baş sorumlusu oldu… Aynı hizmetleri, çok zor koşullarda, Kıbrıs Türk Yönetimi’nin sağlık hizmetlerinde de sürdürür… Lefkoşa’daki ilk devlet çocuk kreşimiz dahil, nice sosyal sorumluluk projesinin uygulanmasında da önemli roller üstlenir…22 Eylül 1917 doğumlu olan Türkân Aziz, kendisi gibi efsane kız kardeşi Kâmran Aziz’in ölümünden 2 yıl sonra, 27 Mart 2019’da, 101 yaşında yaşama veda etti… İlk Kıbrıslı Türk hemşire olarak Türk – Rum ortaklık cumhuriyetinde ebelerin, hemşirelerin ve hastabakıcıların müdiresi olan Türkân Aziz’in babası Mehmet Aziz de uluslararası literatüre geçen bir sağlıkçıdır… Dr. Ronald Ross ve Dr. Barber gibi dünyaca ünlü isimlerle çalışan doktor Mehmet Aziz, malarya hastalığının kökünü kazıyan, nice ödül almış sağlıkçı idi… Türkân Aziz, 1963 Kanlı Noel’i olayları sırasında ortaklık cumhuriyetinin Lefkoşa devlet hastanesinde oradaki Türk sağlık çalışanlarıyla birlikte mahsur kalmış ve Dr. Ayten Berkalp ile birlikte silahlı EOKA’cılara karşı direniş göstermişti… Buna rağmen bir Türk hemşirenin vurularak ve Türk hastaların da kanlarının son damlasına dek çekilerek şehit edilmelerini önleyememişti… Türk sağlık ekibinin tümden şehit edilmesi hastaneye kadar gelen Başpiskopos Makarios’un duruma müdahalesi ile durdurulabilmişti… Türkân Aziz, bu yaşananları İngilizce dilinde kaleme aldığı “The death of friendship / A Cyprus memoir by Chief Matron Türkan Aziz” adlı kitabında yorumlarıyla birlikte anlatarak kalıcı hafızaya geçirmiştir… Çok okunan 158 sayfalık bu kitap 2000 yılında “Bravos” adlı İngiliz yayınevi tarafından “United Kingdom / 951446436 ISBN” kodu ile yayınlanmıştır.
