EOKA – ENOSİS – Kıbrıs (2)
EOKA’nın şiddet eylemlerine ve ENOSİS’e karşı kendi örgütlenme çalışmalarına başlayan Kıbrıslı Türkler, gelişmelere paralel olarak, “taksim” görüşünü öne çıkarmışlardır… 1958’de Türk Mukavemet Teşkilatı Türkiye’nin desteği ve himayesiyle bir direniş hareketi olarak kurulur… EOKA ile TMT arasında vuruşmalar başlar…
Yunanistan’ın BM’den tek taraflı “self-determinasyon” ve ENOSİS lehinde bir karar elde edememesi, Kıbrıslı Türklerin ENOSİS’e karşı direnmeleri ve Türkiye’nin Türk halkını destekleme kararlılığı, Türkiye ile Yunanistan arasında müzakerelerin başlatılmasına yol açar… Türkiye ile Yunanistan’ın 11 Şubat 1959 tarihinde Zürih’te vardıkları anlaşma, Londra’da İngiltere’nin ve Kıbrıs’taki iki toplumun liderlerinin onayını alır… Bu şekilde ortaya çıkan Zürih ve Londra Anlaşmaları bağımsızlık, iki toplumun ortaklığı, toplumsal alanda otonomi ve çözümün Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafından etkin garantisi ilkelerine dayandırılır…
“Kıbrıs Cumhuriyeti”, adanın iki halkı arasında ortaklık temeline dayandırılan bu uluslararası antlaşmalar uyarınca 1960 yılında kurulur… Türkiye, İngiltere ve Yunanistan tarafından garanti edilen ortaklık cumhuriyetinin anayasası, adadaki Kıbrıslı Türk ve Rum halklarının eşit siyasi hak ve statüsüne dayandırılmıştı. Ne ki, Kıbrıs Rum tarafı, 1960 Cumhuriyeti’nin kurulduğu şekilde yaşamasına şans tanımadı…
Zürih ve Londra antlaşmaları sistemiyle yaratılan “Kıbrıs Cumhuriyeti”nin yapısını lehlerine bozmaya yöneldiler… Kıbrıs Türklerini devlet kurumlarından dışlamaya, izole etmeye, onların adadaki varlığını sona erdirmeye ve nihayet Yunanistan ile birleşme yolunu açmaya odaklandılar… Tüm bu süreçlerde EOKA hep silah kullanarak ve kan dökerek devrededir…
Zamanın Cumhurbaşkanı Başpiskopos Makarios, Zürih – Londra Andlaşmalarının Kıbrıslı Türklere adil olanın ötesinde haklar verdiğini ve bu yüzden 1960 anayasasının işlemez olduğunu öne sürmekteydi…
Bu minval üzere, Makarios, 30 Kasım 1963’te anayasanın tadili için, Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısının veto hakkının kaldırılmasını da içeren 13 maddelik önerilerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr. Fazıl Küçük’e iletir… Bu öneriler, 16 Aralık 1963’te Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye tarafından reddedilir…
Kıbrıs Rum tarafı şimdi arkasına devlet gücünü de alarak daha da güçlenmiş ve kökleşmiş olan EOKA’yı devreye koyarak 21 Aralık 1963 tarihinde Kıbrıs Türk toplumuna karşı kapsamlı ve sistematik saldırılar başlatır… Kıbrıslı Türkler silah zoruyla devlet kurumlarından uzaklaştırılır…
Kıbrıs Türk tarihine “Kanlı Noel” adıyla geçen bu kampanya önceden hazırlanmış olan “Akritas Planı”na dayandırılmıştır. Türklerin imhasını, ya da Ada’dan atılmasını öngören Akritas Planı, basit bir örgütün eylem planı değildir… Rum yetkililerce hazırlanan bir etnik temizlik girişimidir.
EOKA’cıların bilfiil rol üstlendiği kanlı Akritas planının uygulanması sonucunda, 30 bin Kıbrıslı Türk 103 köyü ve yerleşim birimini terk etmek zorunda kalır… Kıbrıs Türk halkı, ada yüzölçümünün %3’üne tekabül eden, adada denize çıkışı olmayan ve sürekli kuşatma altında tutulan küçük bölgelerde kuşatma altına alınmıştır…
“Kıbrıs Ortaklık Cumhuriyeti,” işte bu koşullar altında, Kıbrıslı Rumların 1963 yılında tek taraflı olarak güç kullanması ve anayasayı feshetmeleriyle ortadan kalkmıştı… Bunu sahada sağlayan saldırgan, fanatik ve ırkçı örgüt ise EOKA idi…
