menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bu Kayserispor için ne denilmeli?

18 0
07.04.2026

Bugünlerde ne yazsam eksik kalacak ne söylesem içimdeki kırgınlığı anlatmaya yetmeyecek gibi geliyor. Bu yüzden belki de en doğrusu, duyguların biraz daha dinmesini beklemekti. Ama ne mümkün… Sahada gördüklerimiz, susmayı da zorlaştırıyor. Kayserispor’un içinde bulunduğu tabloyu sadece puan cetveliyle açıklamak mümkün değil. Bu bir oyun meselesi değil artık, bu bir ruh meselesi. Mücadele meselesi. Aidiyet meselesi… Ve en acısı, bunların hiçbirini sahada göremiyor oluşumuz. 

Lig maratonunu düşündükçe insanın aklı almıyor. Bu kadar kopuk, bu kadar isteksiz ve bu kadar ‘orada olmak zorunda olduğu için orada olan’ bir oyuncu grubunun nasıl bir araya geldiğini sorgulamadan edemiyorum. Futbol sadece ayakla oynanan bir oyun değil; yürekle oynanır, karakterle oynanır. Ama bizde eksik olan tam da bu.

Kaleye bakıyorsunuz… Kritik anlarda takımı ayakta tutması gereken bir isim var ama sahadaki görüntüsü ile masa başındaki tavırları arasında uçurum var. ‘Kayseri’nin evladı’ diye bağrımıza bastığımız bir ismin, sahadaki umursamaz hali insanın içini daha çok acıtıyor. Çünkü beklenti büyük olunca hayal kırıklığı da büyük oluyor. Sahada liderlik etmesi gerekenlere dönüyorsunuz. Sezon başında kaptanlık pazu bandını verdiğiniz, yıllardır bu kulübün yükünü omuzlamış bir yabancı oyuncu… Onun da artık tükenmişliğini, kabullenişini izliyoruz sanki. Oysa kaptanlık sadece koluna takılan bir bant değil; zor anlarda öne çıkmak, sorumluluk almak, takımı ayağa kaldırmaktır. Ama o refleksi de göremiyoruz.

Sorun sadece bireysel değil elbette. Bu tablo bir bütünün sonucu. Plansızlık, yanlış tercihler, aidiyet duygusunun hiçe sayılması… Hepsi üst üste geldi ve ortaya ruhsuz bir takım çıktı. Taraftarın sahaya bakarken hissettiği o yabancılık hissi belki de en büyük kırılma noktası. Çünkü bu şehir, mücadeleyi sever. Kaybetmeyi affedebilir ama savaşmadan kaybetmeyi asla kabullenmez.

Bugün gelinen noktada en büyük eksiklik; yetenek değil, taktik değil; ruh. O formayı taşımanın ağırlığını hissedecek oyunculara ihtiyaç var. Sahaya çıktığında sadece kendisi için değil, bu şehrin onuru için oynayacak isimlere… Belki hâlâ geç değil. Ama önce herkesin aynaya bakması gerekiyor. Çünkü bu forma, bu kadar sahipsiz kalmamalı. Bu hafta sahamızda konuk edeceğimiz Fenerbahçe belki de bir telafi olacak. Bu konu da kim ne düşünür bilemem ama oyuncuların en azından bunu kafalarının bir köşesine not etmesini beklerim…

KAPI ARKASI FISILTILAR

⇒ Kayserispor’un cumartesi günü oynayacağı maç için Başkan Büyükkılıç moral ziyaretinde bulunup galibiyet istemiş…

⇒ Kayseri OSB’de yeni dönem resmen başladı. Mehmet Yalçın ekibi ile yeni dönemde neler yapacaklarını masaya yatırmış…

⇒ Organize Sanayi demişken sanayicilerin çektikleri çileden bahseden bazıları ödeme güçlüğü çeken firmaları işaret etmiş ve özellikle plastik sanayicilerinin sıkıntıya girdiğinden dem vurmuş…

⇒ İnşaat sektörü de son günlerde durağan gitmeye başlamış. Yap-sat işlerinde durağanlığın birçok kişiyi etkilediğinden söz edilmeye başlamış…


© Kayseri Gür Haber