menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Politik Ekonominin Yöntemi ve Althusser’in Yanılgısı

24 0
13.03.2026

Politik Ekonominin Yöntemi ve Althusser’in Yanılgısı

Politik ekonominin yöntemini ve diğer sosyal bilim disiplinleriyle ilişkilenmesini netleştirmek için Althusser’in yanılgısından yola çıkan, eleştirel realizmin etrafından dolaşırken Althusser’in çekirdeğini koruyan bir yöntem yolculuğuna ihtiyaç duymaktayız.

Hayatınızın kurgusunda büyük potansiyellere gebe ve merkezi öneme sahip doğru bir iki temel adım atıp, ardından bunları dört başı mamur hatalarla sardığınızı; ortada birtakım hatalar olduğunu, ancak bunların sizi uyaranların ifade ettikleriyle pek de ilgisi olmadığını sezdiğinizi; doğrularınıza sarılarak yeni arayışlara çıktığınızı, ancak bu arayışınızda etrafınızda olup bitene pek rağbet etmeden kendi meselenizi kendiniz halletmeye çalıştığınızı, üstüne üstlük bu anlarda makul birkaç iyi iş çıkardığınızı; ancak ve maalesef size ayrılan sürenin sonuna geldiğinizi fark ettiğinizi; ve hatta tam da bu sıralarda, pek az sayıda ancak hayati doğrularınızı merkezine alıp birkaç makul adımla işini gücünü rast getirenlerin olduğunu ve size düşenin de vakur ve mağrur duruşunuzla kenara çekilmek olduğunu fakat yerinizde duramayacağınızı hissettiğiniz oldu mu?

Bu kişiliğin Marksist teorideki karşılığının Louis Althusser ve yanından geçip gidenlerin de eleştirel realist yöntem bilimciler olduğunu düşünüyorum. Althusser’in “doğru bir iki temel adım”ını, yani onun sorunsalının çekirdeğini oluşturan epistemolojik kopuş[1] (1969) ve öznesiz ve ereksiz süreç[2] (1976) konseptlerini korumak suretiyle ve eleştirel realist yöntemin etrafından dolanarak Althusser’i düzeltmenin, politik ekonominin yöntemini netleştirmek açısından verimli olacağını düşünüyorum. Katman Portal’daki yazılarımın içeriğinin şimdilik bu istikamette olacağını ifade ediyorum. Ancak ne olacağını başından tayin edemem, zira bu da öznesiz ve ereksiz bir süreç.

Althusser gerek Kapital’le önceki tanışmasının çıktısı olan Kapital’i Okumak gerekse daha geç dönemine denk gelen Sınırlarında Marx metinlerinde Kapital’in yöntemine ve Marx’ın pozisyonuna dair kendi üslubunca iddialı eleştirel tezler ileri süregeldi (Althusser, 2006; Althusser & Balibar, 1970).[3] Althusser’in Sınırlarında Marx metninde Kapital’i yazan Marx’a ilişkin tezi Marx’ın yarı-Hegelci olduğu yönündeydi. Marx, gençlik yıllarının ardından koptuğu Hegel’e, bir karşılaşmalarında Bakunin’in kendisine verdiği Mantık ile yeniden yakalanır olmuştu. Politik ekonominin yöntemi olarak ilan edilen soyuttan somuta yöntemi Hegel idealizminin yeniden üretimiydi; hal böyleyken Kapital’in “sunuş yöntemi”nin kendisi de. Marx, kavramsal dünya içinde tıpkı Hegel gibi bir Başlangıç ve Bitiş kurgulamaya çalışıyor ve bu haliyle idealist pozisyonda kalıyordu. Bu haliyle “Değer” karmaşık bir tarihsel sürecin sonucu değil, soyut ve kategorik en basit başlangıç durumu olarak ifade ediliyordu. Marx’ın bu “sunuş yöntemi”, esasen analize başında dahil edilmesi gereken unsurları ertelemeye veya paranteze almaya zorluyor, bu da Kapital’in “Değer”e ilişkin ilk kesimlerini yazmayı güçleştiriyordu; çünkü sınıf mücadelesinin somut, karmaşık ve tarihsel süreçlere ilişkin kategorilerini soyuttan somuta metodolojisini öneren idealist pozisyonla yerli yerinde aktarmak neredeyse imkânsızdı. Daha somut kategoriler de aynı şekilde kendinden önceki özün etkileri olan somutlar olarak ifade ediliyordu. Bu analitik tarz çeşitli arızalara da sebep oluyordu. Örneğin, Althusser’in ifadesiyle, Gramsci’nin eski arkadaşı Sraffa’nın da açıkladığı üzere değerlerden üretim fiyatlarına geçerken hataya sebep oluyordu. Althusser, bu arızadan Hegelci soyuttan somuta yöntemini sorumlu tutuyordu.

Althusser Marx’ın Hegelcilikten kaçış yolunu tespit ettiğini de ifade etmişti. Marx, çalışma saatleri üzerine yapılan mücadeleler ve ilkel birikim gibi tarihsel ve toplumsal olarak somut süreçleri işlediği anda “sunuş yöntemi”nin dışına çıkarak materyalist yönteme geri dönüşler de sergiliyordu. Tam olarak bu noktada Althusser’in sorduğu soru, verdiği cevap, bunu takip eden bir tavsiyesi Althusser’in olayı ne ölçüde yanlış anladığını ifade etmemiz ve sonraki yazılarımızın zeminini oluşturması açısından önemlidir:

“Ve nihayetinde: Marx’ın gerçek nesnesi nedir? Kapital’in biteviye tekrar ettiği gibi ‘ideal ortalamasında kapitalist üretim ve değişim tarzı’ mı, yoksa Batı burjuvazisinin kapitalizme geçişini yoğunlaştıran sınıf mücadelesinin koşullarının somut tarihi mi? Fakat, eğer ikincisiyse, o halde ‘somut’un tam da........

© Katman Portal