menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tarihten itikat yapılır mı?

60 0
15.03.2026

Satılık adam’ı hala bitiremedim. Bülent (Akyürek) dünyadan gittikten sonra okumam yavaşladı.

Ramazan Öztürk’ün ‘Savaş Yılları Günlüğü’ (Belge Yayınları) masamda, üst sıralarda, akşama kadar gözümün içine bakıyor.

Kim Ramazan Öztürk? Akran sayılırız. Benden birkaç yaş büyük. Gazeteci. Savaş muhabiri.

Bir savaş muhabirinin yapabileceği en önemli işi başardı. Saddam Hüseyin’in kimyasal silahla yok ettiği Halepçe’yi fotoğrafladı. Öldürülmüş bir dedenin kucağındaki öldürülmüş bebek.

Bütün dünya Halepçe katliamını Ramazan’ın çektiği fotoğraflardan öğrendi.

Taha Bey’in (Akyol) ‘Dünyayı Bölen Devrim’i de (Sovyet Sosyalizminin Yükselişi ve Çöküşü, Doğan Kitap) ‘Savaş Yılları’ gibi okunmayı bekliyor.

Mustafa Çağrıcı Hoca’nın “Kur’an’ın Ahlak Çağrısı”nı Ramazan’da okurum diye düşünüyordum, başladım, iyi gidiyordu, araya Ahmet Yaşar Ocak’ın ‘Farklı Bir İslam Tarihi’ girdi.

Ocak’ın kitabı Müslümanların tarihiyle ilgili bütün dertlerime deva oldu diyemeyeceğim. Bu dert bitecek gibi durmuyor. Bünyeye girmiş. Fonksiyonunu icra etmiş. İyileşse bile yaptığı hasar telafi edilemez.

Ama ‘bütün dertlerimi depreştirdi’ diyebilirim.

Biz, tarihimize doğruyu bilmek için bakmıyoruz.

Gerçeği öğrenmek için bakmıyoruz.

Kafamıza masaj yapmak için bakıyoruz. Kafamıza, kalbimize hatta bütün azalarımıza.

Bizi rahatlatmayan tarihi sevmiyoruz. Tarihte bizi........

© Karar