Oğlu, damadı ve ahbabı
Gazze’deki soykırım İsrail’in vahşiliğini tarihe silinmez harflerle kazıdı.
İyi insanların zihinlerine kazımıştır ama tarihe de kazıdı mı acaba?
Tarihe çok güvenmiyorum, insan elinden çıkmadır, ne yapacağı belli olmaz. Kalem bir gün bir namussuzun eline geçer -ki bu sık sık olur- o namussuz, İsrail’i temize çıkaran bir hikâye yazar insanlar da doğruyu yanlış, yanlışı doğru bilir (böyle şeyler de zaman zaman olur.) Yani kim olursanız olun, elinize verilen tarihe çok güvenmeyin.
Gazze’de yetmiş bin mazlum Filistinli vicdanı olan herkesi yaralayan, yeryüzünde bu acımasızlığa uzaktan yakından tanık olan bütün insanların ruhunu lekeleyen yöntemlerle katledildi.
Bu öldürülmüş insanların ortasında Riviera hayali kurabilir misiniz?
Trump’ın, Elon Musk’ın, damat Kushner’in böyle hayaller kurabilecek bir tabiata sahip olduklarını hepimiz gördük. Savaşın ortasında Gazze kumsallarında dansöz oynattılar. Bu, normal bir insan haline nispetli bir sapma.
Epstein cemaatinden normal bir insan hali bekler misiniz?
Gazze’deki soykırım, Venezuela Devlet Başkanı Maduro’nun kaçırılışı, İsrail ve ABD’nin İran’a saldırması, piyasayla, parayla oynamayı bilenler bilhassa da içeriden aldıkları bilgiyi ticari çıkarları için kullanmakta mahir olanlar için şahane fırsatlar sağlıyor.
Bu fırsatların nasıl kullanıldığını anlamaya çalışırken bol miktarda malzeme buldum. Bilhassa Trump’ın ABD yönetiminde üst düzey diplomatlar olarak istihdam ettiği tüccar arkadaşı Witkoff ve tüccar damadı Kushner’in faaliyetlerine dair.
New York Times’ta Linda Kinstler yazmış. Jared Kushner, Steve Witkoff ve Barışın Karlı İşi. (1 Mayıs 2026.)
Perspektif Online........
