menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

‘Yeni nesil’ kapatma davası

37 0
06.05.2026

Bu sıralar Peygamberimiz’in dar-ı beka’ya irtihalinden sonra sahabe arasında kimin halife olacağı konusunda cereyan eden münakaşaları, kavgaları, kanlı savaşları hem çok okudum hem yazdım.

Bugünün insanı sahabeden daha faziletli, daha mütekamil değil. Sahabe arasında cereyan eden şey günümüz insanları arasında haydi haydi cereyan eder. Hele siyaset hayatında…

Siyasetçilerin cemiyetimizin en ahlaklı, en faziletli kesimini teşkil etmediği insanlar arasında maruftur.

Çoğu insanlar gibi onların da zihinleri koltuğa göre çalışır.

Düşündükleri uzuvlarıyla oturdukları uzuvları entegredir.

Ufukta bir koltuk gördüklerinde bedenlerini ve ruhlarını o koltuğa hazırlarlar.

En küçük hareketleri, mesela liderlerini alkışlamaları ya da muarızlarını alkışlamamaları bir taraftan oturdukları koltukla, bir taraftan da oturmayı umdukları koltukla irtibatlıdır.

Alkışlaman gerekiyor. Bir alkışı kaçırırsan sıkıntıya girersin. O yüzden ‘patron’ alkışlaman için duraksadığında gafil avlanmaman lazım. Herkesin alkışladığı bir görüntüde kameralara alkışlamazken yakalanırsan mimlenebilirsin.

Bir siyasetçi dostum bu alkış işini bana tarif etmişti. Demişti ki, Cuma namazları sırasında hutbe dinlerken ellerimi dizlerimin altına sıkıştırıyorum. Ne olur ne olmaz. Gruptaki toplantılarındaki şartlanmamızda olduğu gibi gayrı ihtiyari imamı alkışlarsam ayıp olur, cemaat bana güler.

Siyaset sektörümüzün istihsal ettiği kırıtma, yılışma, yaltaklanma rekoltesinin........

© Karar