OULAİ
Trabzonspor yaklaşık 40 yıldır, Türk futbolunun makus talihinin en önemli negatif unsurlarından biri olan “dış transfer isabetsizlik ve başarısızlığının “ tipik ve önde gelen kurumlarından bir tanesi. Bir kaç istisnai sezon anımsanılsa da 40 yıllık genellemenin son derece başarısız olduğu rakamlarla açıkça ortada.
Ancak Fatih Tekke hoca göreve geldikten sonra, hocanın kendi uhdesinde bulunan scout ekibi portföyünün de,
öteden beri Trabzonspor’da genellikle teknik kadrolara rağmen bazı yerleşiklerin kontrolünde süregelen transfer listesine eklenmesi , camiayı ve tribünleri heyecanlandıran sürpriz bazı isabetlere sebep oldu.
Bu isabetlerin başında CHRİST İNAO OULAİ gelmekte.
Henüz 19 yaşında ve Afrika’nın önde gelen “futbolcu üretim merkezi” ülkelerinden biri olan Fildişi Sahilleri orjinli genç futbolcu, Türkiye’ye geleli henüz beş ay geçmesine rağmen, Fildişi Sahili Ulusal Takımı ile Afrika Kupası’nda gösterdiği performansın da etkisiyle hem ülkemizde hem de Avrupa’da bir anda gözde bir futbolcu haline geldi.
Gerçekten de genç yaşının oldukça üzerinde bir olgunluğa sahip oyun anlayışı, oyunu iki yönlü oynayabilen nadir futbolculardan olma özelliği, oyun alanına hakimliği, olağanüstü kıvraklığı ve üst düzey top tekniği ile hemen her futbol severin beğenisini kazanacak kalitede bir futbolcu Oulai.
Bu kadar özelliğe sahip olunca da , rakamların alıp başını gittiği ve artık transfer sirkülasyonunun ya da en azından dedikodularının 365 gün ve 7/24 devam ettiği futbol endüstrisinde,onun adına 40 ila 50 milyon Euro’lar havada uçuşmaya başladı.
Ve tabi maalesef ülkemizde malum üç kulüp haricindeki bütün kulüpler renklendirici, tatlandırıcı ya da figüran olarak görüldüğü için , Oulai’ de Trabzonspor’a değil de Fenerbahçe veya “hatta özellikle de “ Galatasaray’a yakıştırılılmaya başlandı.
Bu kadar kaliteli ve geleceği parlak olan bir oyuncu Trabzonspor’da değil de Galatasaray’da olmalıydı ve MUTLAKA Galatasaray’a........
