menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fon balonunun patlamasında kusur kimin?

26 0
tuesday

Türkiye finans piyasaları son beş gündür büyük bir deprem yaşıyor.Kamuoyu ve sosyal medya, derinliği ve etkileri yönünden 2001 bankacılık krizinden sonraki en büyük finansal sarsıntılardan biri olarak nitelendirilen bu krizin piyasalarda yol açtığı dalgalanmayı ve ortaya çıkardığı sonuçları tartışıyor.Menkul kıymetler piyasasında, bazı yatırım fonlarının düşük fiili dolaşımlı ve sığ hisselerde yıllar içinde biriktirdiği dev pozisyonlar, son aylarda yatırımcıların çıkışa yönelmesiyle bir “likidite krizine” dönüştü.Fonlar satış taleplerini karşılamak için hisse sattıkça fiyatlar çözüldü; düşüş yeni çıkışları, çıkışlar da yeni satışları tetikledi. Bazı fonların para çekme taleplerini karşılayamayarak temerrüde düşmesiyle, son iki yılda aşırı şişen fon balonu patladı; Pusula’da başlayan sıkıntı Tera’ya, ardından Borsa İstanbul’a yayıldı.SPK, Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls Portföy’ün TEFAS’taki fonlarını işleme kapatarak 130 fonu tasfiyeye aldı. Yaklaşık 450 bin yatırımcıyı ilgilendiren ve 18–20 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşan krizde Pusula ve Tera yöneticileri başta olmak üzere çok sayıda kişi hakkında adli tedbir uygulanırken, yatırımcının gerçek zararı ancak fon varlıklarının hangi fiyatlardan nakde çevrilebileceğiyle ortaya çıkacak.Bu skandalın aktörleri ve muhatapları olarak 4 ayrı kesim var: Fon yatırımcıları, fon şirketleri, Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul.Bu kesimlerin her biri, ortaya çıkan büyük çöküşün doğurduğu sonuçlardan dolayı kendi sorumluluk ve kusur payını kabul etmekten çok, diğerlerini suçluyor; zararın ve sorumluluğun faturasını birbirine yüklüyor.İddia ve söylemlerinde, bunlardan hangisi ne kadar haklı, ne kadar haksız?Bu soruya sağlıklı bir cevap verebilmek açısından, önce her birinin bu süreçteki rolünün, yükümlülüklerinin, yaptığı veya yapmadığı şeylerin sorgulanması; haklılık, kusur ve sorumluluk paylarının ayrı ayrı analiz edilmesi ve açıklığa kavuşturulması gerekiyor.-Önce sözümüz yatırımcılara…:Kumar oynadınız ve kaybettiniz.Fona yatırdığınız parayı kaybetmek, kumarda kaybetmekten farklı değil.Elbette, yatırım fonu kumar değildir; ama neye yatırım yaptığınıza bakmadan, sadece geçmişteki astronomik getirinin iştahına kapılıp paranızı bir hayâl uğruna maceraya atarsanız, yatırım davranışınız sonuçta aynı kapıya çıkar.Kumara niçin para koyuyorsunuz?1 koyup 10 almak için değil mi?Paranızı fona niye yatırıyorsunuz? Bir yıl içinde 10’a, 20’ye katlansın; bir an önce köşeyi dönelim diye…Bunun kumardan ne farkı var?Finansta bedava kazanç yoktur. Getiri yükseldikçe, onu sağlayan riskin de sorgulanması gerekir. Bir fon yılda yüzde 30-40 değil de yüzde 500, yüzde 800, hatta yüzde 1200 kazandırıyorsa; ilk sorunuz “Ben de bu parsadan ne kaparım?” değil, “Bu para nereden geliyor?” olmalıdır. Yüzde binle ifade edilen geçmiş getiriyi görüp, bunun sürdürülebilir olduğunu varsaymak rasyonel yatırım davranışı değildir.Düzenli ve sistemli bir yatırıma ayrılan paranın bir yılda 10 kat arttığı nerede görülmüş?Elbette bir hisse veya fon istisnai olarak 5-10 katına çıkabilir. Ama böyle bir getiriyi normal, sürekli ve düşük riskli bir yatırım getirisi sanmak finansın temel mantığına aykırıdır. Örneğin bugün tartışmaların merkezindeki Tera’ya ait TLY fonu 2025 yılında yüzde 4.233 kazandırdı. BIST 100 endeksi, aynı yıl yalnızca yüzde 13 yükselirken, 100 liranızı yaklaşık 4.334 liraya çıkaran bir fonla karşı karşıyaydınız.Paranızı yatırırken bu kadar şişen fonun arkasında gerçek ticari ve........

© Karar