Emeklilerin durumu, yüzeysel mali desteklerle iyileşebilir mi?
Ülkemizde can yakıcı bir sorun var:Emekli maaşlarının düşüklüğü ve giderek ağırlaşan geçim şartları.Türkiye’de emekli maaşlarının belli bir geçmişten bu tarafa uğradığı düzenli azalış seyri, özellikle “asgari ücrete oranındaki” değişim üzerinden bakıldığında net bir şekilde görülüyor: 2000’lerin başında ortalama emekli maaşı, asgari ücretin yaklaşık 0–150’si seviyesinde seyrederken; son yıllarda yapılan ücret artışlarının gerisinde kalmasıyla (özellikle seyyanen zamlardan muaf tutulmasıyla); söz konusu oran bugün birçok emekli için `–80 bandına kadar geriledi. Bu durum emekli maaşlarının ücretlere göre “karşılama oranının” (emeklilikte alınan maaşın, çalışırken alınan maaşa oranı) düşmesi ve emeklilerin nisbi gelirlerinin erimesi anlamına geliyor.Gıda, kira ve sağlık harcamalarındaki artış karşısında düşük maaşlarla ihtiyaçlarını karşılamaya çalışan milyonlarca emekli, bugün bariz şekilde geçim darlığı çekiyor ve fiilen yoksulluk şartları içinde yaşıyor.Emeklilerin harcama sepetinde sağlık, gıda ve kira gibi fiyatı TÜFE’den daha hızlı artan kalemlerin payının yüksek olması reel satın alma gücü kaybını daha da büyütüyor.Son yıllarda herkesçe kabul edilen bu olgu ve emeklilerin geçim sıkıntısından kurtarılmasına yönelik beklenti ve talepler; kamuoyunun ve sosyal medyanın en önemli gündem başlıklarından biri haline geldi.Bu çerçevede, konuya dair Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’dan bir açıklama geldi:“Emeklilerin hayat standartlarını iyileştireceğiz, refahlarını arttıracağız.”Ülkenin mevcut ekonomik ve mali şartları altında bu vaadler gerçekleştirilebilir mi?Olabilir. Fakat bu, kısa vadeli operasyonlarla, maliye ve hazine kaynaklarıyla kalıcı ve istikrarlı bir biçimde gerçekleştirilemez.Çünkü Türkiye’de emeklilik sistemi, büyük ölçüde “bugünkü çalışanların........
